İngilizce Dersi:

Memrise'da
Evening Standard ile İngilizce öğrenin!

Memrise'ın anadili İngilizce olan kişilerin yer aldığı '"Eğitim finansmanı krizi"videosundan İngilizce kelime öğren
Memrise'ın anadili İngilizce olan kişilerin yer aldığı '"Eğitim finansmanı krizi"videosundan İngilizce kelime öğren
Öğrenilecek 169 kelime/ifade
many
birçok (sayılabilir isimlerle)
people
insanlar
the country
ülke
educational
eğitsel
a system
sistem
really?!
gerçekten mi?!
to struggle
mücadele etmek
a crisis
kriz
every
her
a school
okul
worse
daha kötü
to share
paylaşmak
last
son; geçen
a year
yıl
an issue
mesele
a moment
dakika
the funding
fonlama
to find
bulmak
to speak
konuşmak; (dil) bilmek
a head
baş
across
karşısında; karşıda
to shock
şok etmek; şoklamak
desperate
umutsuz; çaresiz
to expect
beklemek; ummak
to run
koşmak; yürütmek
money
para
September
Eylül
already?!
zaten?!
huge
kocaman
a deficit
açık
a budget
bütçe
a meaning
anlam
close
yakın
an example
örnek
primary
birincil; ana
a teacher
öğretmen
to say
söylemek; demek
twenty
yirmi; 20
a star
yıldız
sixty
altmış; 60
a class
sınıf
just
ibaret; adil; sadece
even
hatta; eşit
to think
düşünmek
to break
kırmak
to resign
istifa etmek; çekilmek
to happen
olmak; meydana gelmek
obviously
belli ki
never
hiç; asla; hiçbir zaman
plenty
bol; çok
good
iyi
a decade
on yıl
since
-den beri
comfortable
rahat
a thing
şey
reluctant
isteksiz; gönülsüz
to call
yardım istemek; çağırmak
a trip
gezi
a project
proje
the childhood
çocukluk
fast
hızlı
only
sadece; tek
nearly
neredeyse
impossible
imkansız
to deliver
teslim etmek
a day
gün
basic
temel
such
öyle; böyle; bu kadar; o kadar
to qualify
nitelik kazanmak; vasıflandırmak; nitelendirmek
thirty
otuz; 30
children
çocuklar
a duty
görev
to replace
yerine koymak; değiştirmek
a book
kitap
nothing
hiçbir şey
to invest
yatırım yapmak
to want
istemek
to mean
demek istemek; bir şey anlamına gelmek
to put
koymak
more
biraz daha; daha
to keep
devam etmek; saklamak; tutmak
a reason
sebep
to seem
gibi görünmek
to reach
ulaşmak
a point
anlam; sayı; nokta
to thank
teşekkür etmek
a cut
kesik
a result
sonuç
perfect!
mükemmel!; kusursuz
a storm
fırtına
financial
mali
a problem
sorun
inflation
enflasyon
energy
enerji
to pay
ödemek
actually
aslında
to decrease
azaltmak
a term
dönem; tabir
also
de; da (hem de)
to determine
belirlemek
birth
doğum
to affect
etkilemek
particularly
özellikle
partly
kısmen
because
çünkü
the poverty
yoksulluk; fakirlik
to leave
ayrılmak; bırakmak
a heart
kalp
to sink
batmak
time
zaman; saat
to look
bakmak; görünmek
a number
sayı; numara
staff
personel
vast
geniş; engin
a majority
çoğunluk
to go
gitmek; çıkmak
wages
ücretler; maaşlar
a way
yol; bakım; yöntem
red
kırmızı
an impact
darbe; etki
a range
ürün yelpazesi; silsile; sınır
increased
artmış
to offer
teklif etmek
a subject
özne; konu; ders
concerning
ile ilgili; ilişkin; kaygı verici
a part
kısım; bölüm
vulnerable
savunmasız
hard
zor
to hit
vurmak; çarpmak
to post
ileti bırakmak; göndermek
a council
konsey
to catch up
son haberleri almak; yetişmek
wider
daha geniş
fear
korku
to lose
zarar etmek; kaybetmek
to institute
kurmak
to stop
durmak
to force
zorlamak
elsewhere
başka yerde
often
çoğu kez
to fix
tamir etmek
a roof
çatı
broken
kırık; bozuk
equipment
ekipman
quickly
hızlı (bir şekilde)
to become
olmak; dönüşmek
safety
emniyet; güvenlik
massive
muazzam
culture
kültür
a solution
bir çözüm; bir solüsyon
therefore
bu nedenle; öyle ki
left
sol
to strike
vurmak; grev yapmak
a nurse
hemşire
a loss
zarar
a resort
bir tatil köyü
worried
endişeli
to try
denemek
to stay
kalmak
positive
olumlu; pozitif
until
-e kadar
now
şimdi
a government
hükümet
to realise
farketmek
to tip
bahşiş vermek
action
eylem; iş; hareket
entire
tüm
the future
gelecek
single
bekâr; tek
Öğrenilecek 169 kelime/ifade
many
birçok (sayılabilir isimlerle)
people
insanlar
the country
ülke
educational
eğitsel
a system
sistem
really?!
gerçekten mi?!
to struggle
mücadele etmek
a crisis
kriz
every
her
a school
okul
worse
daha kötü
to share
paylaşmak
last
son; geçen
a year
yıl
an issue
mesele
a moment
dakika
the funding
fonlama
to find
bulmak
to speak
konuşmak; (dil) bilmek
a head
baş
across
karşısında; karşıda
to shock
şok etmek; şoklamak
desperate
umutsuz; çaresiz
to expect
beklemek; ummak
to run
koşmak; yürütmek
money
para
September
Eylül
already?!
zaten?!
huge
kocaman
a deficit
açık
a budget
bütçe
a meaning
anlam
close
yakın
an example
örnek
primary
birincil; ana
a teacher
öğretmen
to say
söylemek; demek
twenty
yirmi; 20
a star
yıldız
sixty
altmış; 60
a class
sınıf
just
ibaret; adil; sadece
even
hatta; eşit
to think
düşünmek
to break
kırmak
to resign
istifa etmek; çekilmek
to happen
olmak; meydana gelmek
obviously
belli ki
never
hiç; asla; hiçbir zaman
plenty
bol; çok
good
iyi
a decade
on yıl
since
-den beri
comfortable
rahat
a thing
şey
reluctant
isteksiz; gönülsüz
to call
yardım istemek; çağırmak
a trip
gezi
a project
proje
the childhood
çocukluk
fast
hızlı
only
sadece; tek
nearly
neredeyse
impossible
imkansız
to deliver
teslim etmek
a day
gün
basic
temel
such
öyle; böyle; bu kadar; o kadar
to qualify
nitelik kazanmak; vasıflandırmak; nitelendirmek
thirty
otuz; 30
children
çocuklar
a duty
görev
to replace
yerine koymak; değiştirmek
a book
kitap
nothing
hiçbir şey
to invest
yatırım yapmak
to want
istemek
to mean
demek istemek; bir şey anlamına gelmek
to put
koymak
more
biraz daha; daha
to keep
devam etmek; saklamak; tutmak
a reason
sebep
to seem
gibi görünmek
to reach
ulaşmak
a point
anlam; sayı; nokta
to thank
teşekkür etmek
a cut
kesik
a result
sonuç
perfect!
mükemmel!; kusursuz
a storm
fırtına
financial
mali
a problem
sorun
inflation
enflasyon
energy
enerji
to pay
ödemek
actually
aslında
to decrease
azaltmak
a term
dönem; tabir
also
de; da (hem de)
to determine
belirlemek
birth
doğum
to affect
etkilemek
particularly
özellikle
partly
kısmen
because
çünkü
the poverty
yoksulluk; fakirlik
to leave
ayrılmak; bırakmak
a heart
kalp
to sink
batmak
time
zaman; saat
to look
bakmak; görünmek
a number
sayı; numara
staff
personel
vast
geniş; engin
a majority
çoğunluk
to go
gitmek; çıkmak
wages
ücretler; maaşlar
a way
yol; bakım; yöntem
red
kırmızı
an impact
darbe; etki
a range
ürün yelpazesi; silsile; sınır
increased
artmış
to offer
teklif etmek
a subject
özne; konu; ders
concerning
ile ilgili; ilişkin; kaygı verici
a part
kısım; bölüm
vulnerable
savunmasız
hard
zor
to hit
vurmak; çarpmak
to post
ileti bırakmak; göndermek
a council
konsey
to catch up
son haberleri almak; yetişmek
wider
daha geniş
fear
korku
to lose
zarar etmek; kaybetmek
to institute
kurmak
to stop
durmak
to force
zorlamak
elsewhere
başka yerde
often
çoğu kez
to fix
tamir etmek
a roof
çatı
broken
kırık; bozuk
equipment
ekipman
quickly
hızlı (bir şekilde)
to become
olmak; dönüşmek
safety
emniyet; güvenlik
massive
muazzam
culture
kültür
a solution
bir çözüm; bir solüsyon
therefore
bu nedenle; öyle ki
left
sol
to strike
vurmak; grev yapmak
a nurse
hemşire
a loss
zarar
a resort
bir tatil köyü
worried
endişeli
to try
denemek
to stay
kalmak
positive
olumlu; pozitif
until
-e kadar
now
şimdi
a government
hükümet
to realise
farketmek
to tip
bahşiş vermek
action
eylem; iş; hareket
entire
tüm
the future
gelecek
single
bekâr; tek
Beğendiğin YouTube içeriğinden ilham alan derslerle İngilizce öğren
İlgilendiğin konuların İngilizce videoları
İlgilendiğin konuların İngilizce videoları
İngilizceni daha hızlı geliştir
Memrise derslerine dönüştürüldü
Memrise derslerine dönüştürüldü
Beğendiğin YouTube içeriğinden ilham alan derslerle İngilizce öğren
İlgilendiğin konuların İngilizce videoları
İlgilendiğin konuların İngilizce videoları
İngilizceni daha hızlı geliştir
Memrise derslerine dönüştürüldü
Memrise derslerine dönüştürüldü
Memrise, YouTube, TikTok ve diğer kaynaklardan binlerce yerli konuşmacı videosunu temel alan yoğunlaştırıcı dil dersleri oluşturur! İlgi alanların ve tutkuların ne olursa olsun, senin için bir dersimiz var. Teknolojimiz, bu videolardan temel kelimeleri çıkarır ve İngilizce becerilerini geliştirmene yardımcı olmak için benzersiz dil dersleri halinde paketler.