Level 9 Level 11
Level 10

New level


135 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
joint
esrarli sigara
congregation
cemaat, topluluk, dinsel örgüt
sacrament
dinsel tören, ayin
to prescribe
reçete yazmak, yazmak, buyurmak
to encounter
rastlamak, karşılaşmak
parishioner
kilise cemaatinden kimse
to uphold
onaylamak, uygun bulmak, tasdik etmek
entanglement
engel, mania, zorluk
importunately
çok ısrarlı bir şekilde
burdensome
külfetli
to disregard
önem vermemek
ordinance
yönetmelik
discernibly
ayırt edilebilir şekilde
turgid
şişkin, kabarık
bare
çıplak, açık
to curb
zaptetmek, frenlemek
compelling
çok güçlü veya etkili, zorlu, ikna edici
topless
sutyensiz, kadının göğsünü örtmeyen (giysi)
exceedingly
fazlasıyla, çok, son derece
substantive
maddi, önemli, asli
procedural
usule ait, yöntemsel
voting stock
oy hakkı olan hisse senedi
gross
brüt, brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak
to quash
reddetmek (dava, talep)
escrow
üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey, emanet
to replenish
tazelemek
bounced check
karşılıksız çek
quarterback
amerikan futbolunda oyunu idare eden oyuncu
to stagger
sendelemek, yalpalamak
enduring
devamli, dayanıklı
to vest
hak tanımak, bir hak veya yetki vermek, tahsis etmek
appellate jurisdiction
temyiz mahkemesinin yargı yetkisi
exclusive jurisdiction
münhasır yargı yetkisi
lack of jurisdiction
yetkisizlik, görevsizlik (mahkemenin)
subject-matter jurisdiction
konu bakimindan yetki
concurrent jurisdiction
Mütedahil Yargı Yetkisi
diversity jurisdiction
birden fazla eyaletin vatandaslarinin taraf oldugu yargilamada federal mahkemenin yetkisi
personal jurisdiction
sanığın kişisel haklarına ilişkin mahkemenin yargılama yetkisi (ınstead property rights)
Sporadic
tek tük, aralıklı, ara sıra olan
comparative
orantılı, göreceli, uygun, nispi
comparative negligence
nisbi kusur kuramı (zarar goren kendi ihamli nispetinde tazminati az alir.)
contributory negligence
müşterek kusur (zarar gorenin kendi ihmali varsa hic tazminat alamayabilir)
proximate cause
zararı doğuran sebep, en yakın sebep
strict liability
kusursuz sorumluluk, tehlike sorumlulugu
maid
temizlikçi kadın, kadın hizmetci
rusty nail
paslı çivi
breach of warranty
güvencenin ihlali, yükümlülüğün ihlali
privity
yasal ilişki, karşılıklı ilişki
ample opportunity
geniş olanak
bystander
üçüncü kişi, seyirci, bir olayı olaya karışmadan kenardan izleyen
derivative
ikincil
good faith
dürüstlük kuralı
substantive law
esasa müteallik hukuk, maddi hukuk
forum shopping
yargılamada en lehe kararı verebilecek olan yetkili mahkeme seçimi
Broadly speaking
kabaca, yaklaşık, genellikle
wanton negligence
ağır ihmal
ordinary negligence
hafif ihmal
identical to
ile aynı
to oust
zorla yerini almak, kovmak, görevden çıkarmak
admiralty
deniz hukuku
to revoke
hükümsüz kılmak, yürürlükten kaldırmak, iptal etmek
to invoke
yardım istemek
interlocutory decision
ara karar
receivership
yedieminlik, tasfiye halinde olma, tasfiye görevi
preliminary injunction
ihtiyati tedbir
injunction
tedbir kararı
computation
hesaplama
squatter
gecekondu sahibi
adverse possession
yasal nedene dayanmayan fiili zilyetlik
in its entirety
baştan sona, bütünüyle, kendi bütünselliği içerisinde
relief
mağduriyetin giderilmesi
fender
çamurluk (arabada)
indemnity
tazminat, teminat, garanti (ind..)
permissive
isteğe bağlı, seçmeli
disclaimer
sorumluluk reddi
to note
farkına varmak
heir
varis, mirasçı
to drown
suda boğulmak
to impersonate
kimliğine bürünmek, rolüne girmek
minister
vaiz, papaz
concubine
metres, sevgili
to endanger
tehlikeye atmak
endangered
nesli tükenmekte olan
to demolish
yıkmak, yok etmek
novation agreement
yenileme sözleşmesi
to vitiate
hükümsüz bırakmak, ifsat etmek
send out
yaymak, göndermek, yollamak, dağıtmak
to retail
perakende satış yapmak
drugstore
eczane
due notice
usulüne uygun şekilde yapılan ihbar, önceden ikaz, önceden ilan etme
insolvent
acz halindeki kişi, ödeme aczine düşmüş
piercing the corporate veil
tüzel kişilik perdesinin kaldırılması
to pledge
teminat olarak vermek, rehin vermek
pre-emptive
rüçhanlı, önce satın alma hakkına sahip, şufa hakkı olan
incidental
teferruat, arızi, önemsiz
truism
herkesçe bilinen gerçek, apaçıklık
to circumvent
geçiştirmek, kaytarmak, etrafını çevirmek (bypass)
encroachment
aşma, taşma, geçme, başkasının toprağına tecavüz, başkasının malına tecavüz
not-so-subtle
açık, aşikar, çok gizli olmayan
dormant
keşfedilmemiş, uykuda, faal olmayan (yanardağ)
to abridge
mahrum etmek, kısaltmak, azaltmak
to apportion
paylaştırmak, dağıtmak, bölüştürmek
intimidating
göz korkutucu, caydırıcı
a.k.a.
nam-ı diğer (abbreviation)
landmark
dönüm noktası, çığır açan
first instance court
birinci derece mahkeme
repugnant to the Constitution
anayasaya uygun değil (rep...)
usurpation
yetki gaspı
thorny
çok zor, çetrefilli
ex-post facto law
önceyi kapsayan kanun, geçmişe yürüyen yasa (anayasa yasaklar)
out-of-wedlock
evlilik dışı, gayri meşru
hot pursuit
sıcak takip
to drop the ball
çuvallamak, başarısız olmak
carte blanche
açık çek, sınırsız yetki
be predicated on
dayalı olmak, -in üzerine kurulmuş olmak
original jurisdiction
alt mahkemenin yargı yetkisi, bidayet mahkemesi yargı hakkı
to delineate
tasvir etmek, betimlemek, resmetmek
sua sponte
re'sen, bağımsız olarak, kimseye bağlı olmaksızın
stevedore
yükleme işçisi, yük boşaltma işçisi
forum non conveniens
uygun olmayan yargı yeri
penchant
meyil, temayül, eğilim
deference
saygı gösterme, uyma
investigation
soruşturma
prosecution
kovuşturma
occurrence
olay, vaka
temporary insanity
geçici akıl zayıflığı, geçici delilik
in contempt of court
mahkemeye saygısızlık, mahkemeye itaatsizlik
probative
kanıt gücüne sahip, ispat eden
residual
arta kalan, geri kalan
to insulate
izole etmek, ayrı tutmak, yalıtmak
false imprisonment
hürriyeti tahdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu
conversion
zimmete geçirme
imminent danger
muhtemel olan tehlike, yakin tehlike
volitional act
kasti hareket, istemli davranış
causation
neden sonuç ilişkisi, nedensellik bağlantısı, illiyet