Level 3 Level 5
Level 4

Unit 3


118 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
Two people were injured in the accident
Kazada iki kişi hasar gördüler
headline
manşet, başlık
to survive
hayatta kalmak
He was stuck in the lift for four hours
Dört saat boyunca ansansörde mahsur kaldı
You're an expert in the field
Alanında bir uzmansın
I was a bit sceptical at first
Önce biraz kuşkuluydu
a handful
bir avuç
snowdrift
rüzgarla oluşan kar yığını
to recover from an illness
bir hastalıktan sonra iyileşmek
hibernation
kış uykusu
Temperatures punged to minus thirty
Sıcaklık eksi otuza kadar düştü
emaciated
bir deri bir kemik kalmış
a remote village
uzak olan ve kolay ulaşılamaz bir köy
to rescue
kurtarmak
He was rescued after 16 hours
16 saat sonra kurtarıldı
I didn't notice you were here
Senin burada olduğunu fark etmedim
to scrape
sıyırmak, raspalamak
windscreen
ön cam
windscreen wipers
(araba) cam sileceği
His health was in an extremely poor state
Çok kötü bir sağlık durumundaydı
sleeping bag
uykutulumu
fuel
benzin, yakıt
intensive care unit
yoğun bakım servisi
to treat
tedavi etmek
hypothermia
vücut ısısı düşme
elk
sığın (Avrupa ve Asya)
moose
sığın (Kuzey Amerika)
nutrition
beslenme, nütrisyon
avalanche
çığ
missing
kaybolan
He went missing five years ago
Beş yıl önce kayboldu
to sack
işten atma
He was sacked because he stole company money
Sirketten para çaldığı için işten atıldı
successful
başarılı
to tow
çekici ile çekmek
My car was towed because I parked on a double yellow line
İki sarı çizginin yanında park ettiğimden arabam çekildi
competition
yarışma
news bulletin
haber bülteni
property tycoon
emlak kralı
masked
maskeli, gizli
newly-built
yeni inşa edilmiş
van
kamyonet, minibüs
Three men have been arrested in connection with the attacks
Saldırılarla bağlantılı üç adam tutuklandilar
stuntman
dublör
romance
aşk romanı
biography
yaşam öyküsü
psychological thriller
psikolojik heyecanlı kitap ya da gerilim filmi
obsession
takıntı
psychiatrist
ruh kekimi
to star in a film
bir filmde başrolü oynamak
He starred in a number of films in the 1980s
80'lerde bir sürü filmde başrolü oynadı
Tragically, the woman died
Feci şekilde, kadın öldü
They lived happily ever after
Sonsuza kadar mutlu mutlu yaşadılar
He was awarded an Oscar for best actor
En iyi oyuncu Oscarını aldı
synopsis
özet
synopses
özetler
This exciting novel is a real page-turner
Bu heyecanlı roman gerçekten sürükleyicidir
It's simply unputdownable
Elinizden bırakmayacağınız bir kitap bu
It makes the heart pound
Kalp çarpıyor ondan
twisted
bükülmüş
unbalanced
dengesiz
haunting
rahatsız edici ve zor unutulan
accurate
doğru, yanlışsız
accuracy
doğruluk, hatasızlık
to transcend
aşmak, ötesine geçmek
sublime
ulu, yüce, muhteşem
sensuous
tensel
manipulative
çıkarçı, idare eden
fiancé
nişanlı (erkek)
fiancée
nişanlı (kadın)
She's an extremely cautious woman
O son derece ihtiyatlı bir kadın
security
güvenlik
roommate
oda arkadaşı
sinister
uğursuz
maternal
annesel
modest
alçak gönüllü, mütevazi
suicide
intihar
victim
kurban,mağdur kimse
possessiveness
sahip olma isteği
to lure
yem kullanarak çekmek, cezbetmek
to haunt
aklımdan çıkmamak, yakasını bırakmamak
to cling
tutunmak
overhead
yukarıdan geçmek
incident
olay
accident
kaza
gaze
bakis
to vanish
yok olmak
He stared at her in disbelief
Kuşku içinde ona baktı
safety precautions
güvenlik önlemleri
dummy
kukla
crash test dummy
kaza simülasyonu için kullanılan kukla
The club was deserted when we arrived
Geldiğimizde kulüp bomboştu
to clutch
sıkıca tutmak
obviously
açıkça, belli ki
constituent
bileşen, yapıtaşı oluşturan
nerve
sinir
ultimate
nihai, en son
Our ultimate goal is to establish world peace
Nihai amacımız dünya barışını kurmaktır
gossip
dedikodu
speculation
spekülasyon
tenant
kiracı
to alert
uyarmak
She's so modest; she doesn't like the limelight
O kadar alçak gönüllü ki dillerde olmayı hiç sevmez
novelty
yenilik
stench
pis koku
feeble
zayıf (güçsüz kuvvetsiz)
She asked feebly if someone could call an ambulance
Sessiz bir tonla biri ambülans cağırsın diye sordu
prediction
tahmin, öngörü
benefits
fayda, yarar
limitations
kısıtlama, sınırlama
to switch
değiştirmek
pros
lehtekiler
cons
aleyhte
The book is set in Paris
Kitabın hikayesi Paris'te meydana gelir
to apologize
özür dilemek
disgusting
iğrenç
What a drag!
Ne sıkıcı şey!
traffic jam
trafik sıkışıklığı