Level 4 Level 6
Level 5

New level


99 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
concurring opinion
bir hakimin farklı bir nedenle çoğunluğun kararına uyMAsı
dissent
muhalif olmak (bir karara muhalefet serhi gibi)
concurrence
oy birligi, muvafakat
annotate
şerh koymak
discretionary act
takdir yetkisi
discretionary mitigation
takdiri indirim
discretionary proof
takdiri deliller
to bring a foreclosure action
rehnin paraya cevrilmesi davasi
table of authorities
kaynakça
process server
mahkeme tebligatını tebliğ memuru
hypothetically
varsayalım ki, varsayımlı olarak
engagement letter
işe başlama protokolu, taahhut sozlesmesi
contingency
gerçekleşmesi şüpheli bir olay
plaintiff
davacı, müşteki
defendant
davalı
appellant
temyiz isteminde bulunan, üst mahkemeye başvuran kimse
respondent
(ust mahkemede) dava edilen
infliction
eziyet
summary judgment
duruşmasız yargılama
motion
talep
summary judgment motion
duruşmasız yargılama talebi
eloquently
beliğ, kolay anlaşılır şekilde
preclude
engel olmak, men etmek
material fact
maddi vakia, maddi olgu
to give rise to
sebep olmak, yol acmak
emotional distress
manevi zarar
to bring an action
dava açmak
proponent
öneren, ileri suren
burden of evidence
ispat zorunluluğu, ispat mecburiyeti
presumption
karine, ihtimal
to tender sufficient evidence
yeterli delil sunmak
burden of tendering sufficient evidence
yeterli delil sunma yükü
burden of proof
ispat yükü
to bear the burden of proof
ispat yükü tasima
rationale
gerekçe
depending on the outcome of litigation
davanın sonucuna bağlı olarak
to grant a motion for stay of execution
yürütmeyi durdurma kararı almak
synopsis
özet
place of abode
ikamet edilen yer, adres
prima facie evidence
aksi kanıtlanmadıkça doğru sayılan kanıt
prima facie case
ilk bakışta haklı görülen dava
to set out
baslamak, yola koyulmak, duzenlemek
without merit
haksız, dayanaksız
to cite as evidence
delil olarak göstermek
per curiam
gereği düşünüldü, mahkemece
to rehear
yeniden yargılamak
inter alia
diğerlerine ilaveten, yani sira
as a matter of law
hukuki acidan, yasalar bakimindan
to contend
iddia etmek
res judicata
kesin hüküm, kaziyye-i muhkeme
liquidated damages
maktu zarar ve ziyan
partial breach
kısmi bozulma
unenforceable
uygulanamaz
to stand for
desteklemek
to stipulate conditions
şart koşmak
give effect to
yürürlüğe koymak
to deduct
azaltmak, indirmek
to ensue
(sonuç olarak) ortaya çıkmak, doğmak
to screen out
uygunluğunu denetlemek
to prevail
galebe çalmak, üstün gelmek
to prejudice
halel vermek, zarar vermek, ihlal etmek, zayıflatmak
consistent
tutarlı, istikrarlı
inconsistent
istikrarsiz, tutarsiz
materially
maddi olarak
materially and morally
maddi ve manevi olarak
disqualification
red, men, ehliyetsizlik, mahrumiyet
to impute
isnad etmek, itham etmek
candor
acik sozluluk, samimiyet
handout
sadaka
to bolster
desteklemek, cesaretlendirmek
refrain
nakarat
repercussion
etki, yankı
to boost
kuvvetini artırmak, voltajı yükseltmek
to clamp down
aman vermemek, üzerine gitmek, sıkıştırmak
to keep out of
uzak durmak
to opt to
karar vermek, secmek
informed consent
kisinin butun riskleri ve avantajlari bilerek verdigi riza
contour
sınır, dış hatlar
duty of confidentiality
gizlilik mükellefiyeti
adversary system
ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir bilirkişiye/yargıç veya jüriye sunarak çözüm aradıkları yargılama biçimi
self incrimination
kendi kendini suçlama, kendi aleyhinde tanıklık
intrinsically
doğası itibarıyla
to tattle on someone to someone
birini birine ispiyonlamak
to get away with
yapılan iş yanına kar kalmak, cezalandırılmamak
attorney-client privilege
avukat müvekkil gizliliği
evidentiary
delil niteliğinde
voluntary disclosure
gönüllü itiraf
tribunal
mahkeme
inadvertent
yanlışlıkla yapılan, kasıtsız, elde olmayan
intentional or inadvertent
kasitli veya kasitsiz
to exonerate
ibra etmek, aklamak
anguished
ıstıraplı, kederli
contemplate
kafa yormak
to set aside
feshetmek, bozmak (karari)
in furtherance of
-nın ilerlemesi veya gelişmesi yönünde/doğrultusunda
to sustain a claim
talebi kabul etmek
pendency
derdestlik
to invigorate
kuvvetlendirmek
co-defendant
müşterek davalı, birlikte dava olunan