Level 9 Level 11
Level 10

Contrast


100 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
sweep away
silip süpürmek
blow in
uğramak
smell out
koklayarak bulmak
bind over
cezayı ertelemek
stick in
saplamak
hund out
arayıp meydana çıkarmak
die off
ölüp gitmek
boil over
kaynayıp taşmak
boil up
kaynayıp kabarmak
bowl over
devirmek, düşürmek
upside down
başaşağı, ters
push in
bastırmak, sıkıştırmak
insist on
ısrar etmek, ayak diremek
cross out
silmek, çizmek, iptal etmek
clear out
boşaltmak
blow down
devirmek, yere yatırmak
plenty of
çok sayıda, sayısız, çok miktarda
keep off
uzak durmak
more or less
aşağı yukarı
play away
oynamak, kumarda kaybetmek
change over
bir yöntemden diğerine geçmek
redound to
iftihar etmek
smell like
...gibi kokmak
point out
açıklamak, göstermek
turn around
arkasına dönmek, dönmek
burst with
kendi kendini yemek
share out
paylaştırmak
stick with
sadık kalmak, desteklemek
tear down
yıkmak, berbat etmek
wait for
beklemek, gözlemek
shoots off
ok gibi fırlamak
sit tight
yerinde sıkı oturmak
turn against
düşman ya da karşı görüşlü olmak
related to
...e ait, bağlı
pass something
bir şeyi yanındakine vermek
under arrest
tutuklu
avail of
bir şeyin avantajını elde etmek
settle on
karara varmak, seçmek
touch on
bir konuya değinmek
come in
girmek, içeri girmek, içeriye girmek, almak
put across
bir fikir anlatmak
set free
salıvermek, serbest bırakmak
take in
anlamını kavramak, aldatmak
grow up
büyümek
drop in
habersiz ziyaret etmek, uğramak
show promise
ümit verici olmak, başarı vaadetmek
use up
tükenmek, tamamını kullanmak, harcamak
sort out
grup halinde ayırmak, bir çözüm bulmak, çözmek, anlamak
get through
telefonla ulaşmak, başarılı olmak, tüketmek
push off
terketmek, uzaklaşmak, uzaklaştırmak
build up
biriktirmek, armak, güçlendirmek
send for
birini, bir şeyi istemek, getirtmek, çağırmak
go through
yaşamak, geçirmek, incelemek
look through
incelemek, göz atmak, gözden geçirmek
jot down
kaydetmek, kısaca yazmak, çabucak not almak
pull down
eski yapıyı yıkmak, indirmek, yerle bir etmek
work off
gidermek, oynayarak yerinden oynatmak
serve as
...diye kullanılmak, ...olarak hizmet etmek
bring forth
doğurmak, meydana çıkarmak, mahsul vermek
rather than
...den ziyade, yerine, ...mektense, ...maktansa
shut away
kimsenin göremeyeceği bir yere kapatmak
hold up
yukarı tutmak, kaldırmak, yolunu kesip soymak
send out
çıkarmak, dışarıya göndermek, yaymak, fışkırtmak
born tired
doğuştan tembel ve uyuşuk
pull over
bir taşıtı yolun kenarına çekmek
pass through
gelip geçmek, içinden geçmek, içinden geçirmek
raise money
cami, kilise, vakıf...yararına para toplamak
look down
hor görmek, tepeden bakmak, küçümsemek
get up to
yükselmek, varmak, yetişmek
tell stories
öykü söylemek, masal anlatmak, uydurmak
bring back
hatıraları hatırlamak, geri getirmek, vermek
improve on
bir şeyi daha iyi hale koymak, daha iyi tanımak
put away
bir şeyi bir yerden kaldırıp başka yere koymak, biriktirmek
run through
arasından geçmek, içinden geçmek, gözden geçirmek
smoke out
kaçırmak, dumana boğmak, dumanlamak, duman yapmak
come about
vuku bulmak, meydana gelmek, doğmak, çıkmak, olmak
put off
ertelemek, geçiştirmek, atlatmak, çıkartmak, caydırmak, tiksindirmek
put together
bir araya getirmek, birleştirmek, bitiştirmek, çatmak
round up
biraraya getirmek, toparlamak, bir rakamı yuvarlak hesap haline getirmek
sure enough
tabii, söylediği gibi
break down
kırmak, bozmak, kırılmak, bozulmak, arıza yapmak
bring up
yetiştirmek, büyütmek, beslemek, terbiye etmek, ileri sürmek
do without
...sız yapmak, yokluğuna katlanmak, olmadan idare etmek, sız idare etmek
pull through
kendine gelmek, (hasta için) iyileşmek, birini fena durumdan kurtarmak
end up
sonuçlanmak, bitirmek, sonunda bir yere bir mevkiye varmak
put through
telefonu bağlamak, bağlamak, neticelendirmek, bitirmek, yapmak
cut in
sözünü kesmek, arabayla, birden, başka arabanın önüne geçmek
come through
iyileşmek, şifa bulmak, ulaşmak (telsizle, telefonla...), başarıya varmak
get around
gezinmek, yayılmak, yolunu bulmak, yasal boşluktan faydalanmak
take up
zaman / yer kaplamak, hobiye başlamak, öğrenim yapmak, başlamak
come down
çökmek, yıkılmak, inmek, düşmek (yağmur, kar, fiyatlar, ısı...v.b.)
die away
azalıp kaybolmak (ses), kesilmek, solmak, sönmek, gücünü yitirmek
depend upon
bağlı olmak, muhtaç olmak, güvenmek, inanmak, birinden emin olmak
turn off
kapamak, (ışık radyo, TV), kesmek, canını sıkmak, işten çıkarmak, savuşturmak, söndürmek
come round
dolaşarak gelmek, ziyaret etmek, fikir değiştirmek, razı olmak, kanmak, kendine gelmek, ayılmak
settle down
rahatça oturmak, sakinleştirmek, yerleşmek
fall in love
aşık olmak
speak to
birine hitaben konuşmak
beyond doubt
şüphe götürmez
read aloud
sesli okumak