Level 2 Level 4
Level 3

201 - 300


100 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
leisure
boş, rahat, serbest, boş vakit, uygun zaman, acelesi olmama
recipe
tarif, yemek tarifi, reçete
shrub
çalı, funda, ağaççık, alkollü mevye şurubu, ağaçtan küçük odunsu bitki
interface
arayüz, interfaz, yüzyüze getirme, etkileşime sokma
likely
(adv) muhtemelen, büyük ihtimalle , galiba (adj) olası, muhtemel, mantıklı, mümkün - inandırıcı, uygun
revenue
gelir - devlet geliri - maliye - hazine - periyodik gelir
grab
(çabucak) kapmak, yakalamak, gasp, kapma, zorla almak, kapkaç yöntemi, tırnaklı kaldıraç
cavity
oyuk, boşluk, kovuk, çukur, delik, çürük
snack
aperatif, meze, hafif yemek, pay
devour
hızlıca yemek, oburca yemek, yalayıp yutmak, bir çırpıda bitirmek (mem: davar gibi yemeği çabucak yedi)
temptress
"baştan çıkaran kadın "
fetch
gidip getirmek
confine
sınırlamak - hapsetmek - tutmak - kapamak - sınır
intake
içeri alma - alım - yeme (yemek) - girme - giriş- alınan miktar - tarıma elverişli toprak
and so on
buna benzer, vesaire
testimonial
bonservis, başarı belgesi, takdirname
fetching
alımlı, çekici, büyüleyici, elbisesiyle çekici görünen
recruit
(n) acemi - acemi er - acemi asker - yeni üye (v) askere almak - işe almak - toplamak - silah altına almak - katmak
fancy
süslü püslü, süslü, istemek, arzulamak (cinsel), çok sevmek, fantezi, hayal, zevk
liver
karaciğer - ciğer
beat back
geri püskürtmek - bastırmak -yenmek
prayer
dua - namaz - ibadet - yalvarma - dilekçe - ibadet eden kimse - duacı
overly
(zf) fazlaca - aşırı derecede
demanding
talep etme (adj) ilgi gerektiren - çok şey isteyen - çetin - iddialı - bakım gerektiren - zahmetli - emek isteyen - dikkat gerektiren
venture
(n) girişim - risk - cüret - tehlikeli girişim - riske atılan şey (v) riske atmak - tehlikeye atmak - cüret etmek - cesaret etmek - göze almak
cast
(v) dökmek (n) döküm - (v) yem atmak - kaybetmek - çarpıtmak - kıvırmak - fırlatmak - döküm yapmak - rol taksimi yapmak
sneak
(v) gizlice girmek - sessizce sokulmak - gizlice yapmak - çalmak - yürütmek - gammazlamak - ispiyonlamak (n) korkak - alçak - sinsi tip - ispiyon - sinsi kimse
through
sayesinde - bir uçtan bir uca - baştan sona - tamamen - sayesinde - içinden - arasından - direkt - kesintisiz
scythe
tırpan - tırpanlamak - biçmek
transient
geçici - süreksiz - fani (n) kısa süreli konuk - geçici dalga
reap
biçmek - hasat etmek - kazanmak - elde etmek
lymph
lenf - akkan
roam
dolaşmak - amaçsızca gezinmek - gezme - dolaşma - gezinme
grim
korkunç - gaddar - acımasız - zalim - sert - suratsız
intestine
bağırsak
rather
oldukça - daha doğrusu - epeyce - hayli - terchen - daha ziyade
mucus
mukus - balgam
batch
(n) yığın - bir fırın ekmek - grup - bir defada alınan miktar- parça
batch code
seri numarası
rich in
.. bakımından zengin
campaign
kampanya - sefer - seferberlik - mücadele - savaş - (v) kampanyaya katılmak - savaşmak
Macintosh
yağmurluk
membrane
zar (kulak vb.)
supply
arz - tedarik - sağlama - sunu - mikta - besleme - sağlamak - ikmal
caliph
halife
though
gerçi - olsa da - olmasına rağmen - yine de
depot
depo - birikim - gar - tren istasyonu - ikmal deposu - esir toplama yeri - emanetçi
neglect
ihmal, ilgisizlik, bakımsızlık, ihmal etmek, boşlamak
incident
olay, hadise (normal olmayan bir olay)
ought
lazım, gerekli, hiç, sorumluluk, yükümlülük
paperwork
evrak işleri, kırtasiye
shortcoming
eksiklik, kusur, eksik gelme, noksan
adolescent
genç, yeniyetme
superficial
yüzeysel
particular
özel, belirli, husus
inspection
muayene, kontrol, teftiş, denetleme
fanciful
hayali, fantastik, hayal ürünü, garip, hayalperest, hayalci, kaprisli
excrete
salgılamak - çıkarmak - boşaltmak
excess
(n) fazla - fazlalık - aşırılık - aşırıya kaçma - ilave - taşkınlık
bloodstream
kan dolaşımı - kan akışı
tract
sistem (sindirim sistemi, sinir sistemi vb), bölge, alan, broşür, makale, dini yazı
grin
(n) sırıtış - sırıtma - (v) sırıtmak
digest
(n) özet - derleme (v) sindirmek - hazmetmek - kavramak - katlanmak - hazmolmak - sindirilmek, parçalanmak
vessel
gemi - damar - kap - tekne - tas - kanal - alet
bolster
destek - desteklemek - yastıklamak - uzun yastık - yastık
outlaw
kanun kaçağı - haydut - sürgün - huysuz at - yasal haklardan mahrum kimse - (v) yasaklamak - sürmek - yasal h. mahrum etmek
diligent
(adj) çalışkan - gayretli - hamarat - işine düşkün
official
memur
current
şimdiki, geçerli
preposition
edat, ilgeç
among
(prep) arasında, arasına, içine
spokesman
(n) sözcü, temsilci
cent
peni, sent (doların yüzde biri), kuruşun eşdeğeri
pence
peni, sent (çoğul anlamda)
forth
(adverb) ileri, dışarı, diğer
due
beklenen, ilerde gerçekleşmesi beklenen, vadesi dolmuş, alacak, hak vergi
hardware
donanım, teçhizat, hırdavat
extent
(n) boyut, kapsam, derece, genişlik, uzunluk, alan
hedge
çimenlerle oluşturulmuş duvar / engellemek, kısıtlamak, garantiye almak
soil
toprak, gübre / kir, leke, lekelemek
bond
(n) bağ, bono, tahvil, zincir, pranga (v) tutturmak, birleştirmek, bağlamak , yapıştırmak
influence
etkilemek, etki altına almak, tesir (etmek), ikna (etmek)
plumber
tesisatcı, su tesisatcısı, musluk tamircisi, lehimci, boru tamircisi
shiver
titremek
yawn
esnemek
charge
hücum!, (v) suçlamak, görevlendirmek
reaper
biçerdöver - orakçı
lick
yalamak
clause
madde - fıkra - cümle - cümlecik - bent
intention
(n) niyet, maksat, kasıt
tram
tramvay, tramvaya binmek, maden ocağı arabası, tramvay vagonu
elevate
(v) yükseltmek, terfi ettirmek, kaldırmak, yükseltmek (önem sırasında), heyecanı artırmak
irrelevant
ilgisiz - konudışı - yersiz - alakasız
convention
toplantı, toplanma
craftsman
usta, sanatkar
frequently
sık sık
discontinue
son vermek, durdurmak, ara vermek
summit
zirve - liderler arası önemli görüşme - doruk - tepe nokta - dağın zirvesi
befit
yakışmak - uygun düşmek - yaraşmak
teaspoon
çay kaşığı