Level 11 Level 13
Level 12

1101 - 1133


33 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
leery
temkinli, uyanık, açıkgöz, kurnaz // a city leery of gang violence (cautious or wary due to realistic suspicions.)
rehab
rehabilitasyon
associate
ortak, birleştirmek, bağlı olan, ilgili olan
cozy / cosy
konforlu, rahat, keyifli, sıcacık // she cozied him, pretending to find him irresistibly attractive (give (someone) a feeling of comfort or complacency.)
crossing
geçit, deniz yolculuğu, kesit
scale
ölçek, skala, terazi, ölçü, pul (balık pulu), pulunu soymak (balığın), balık pulunu andıran şeyler için de kullanılır // he scales the fish and removes the innards // A scale is a series that climbs up or down. Think of scaling, or climbing, a mountain; a musical scale: do-re-mi-fa-so-la-ti-do; or a scale you weigh yourself on––it counts up the pounds one after another after another.
brat
velet, yumurcak
cascade
şelale, çağlayan, kademeli, kademeli dizi, dalga dalga döküm, dalga dalga dökülmek // water was cascading down the stairs
vault
tonoz, atlama, kubble, mahzen, atlamak (üstünden) / el ile destek alarak veya bir cirit ile atlamak)
coffin
tabut, açılmaya elverişsiz gemi
doom
kötü kader, engellenemeyecek olan kötü şey, yıkım -- death, destruction, or some other terrible fate.
regarding
ilişkin, hakkında, dair, konusunda / with respect to; concerning. // "Regarding your recent inquiry, I've enclosed a copy of our new brochure."
cigar
puro, yaprak sigarası // They smoke pipes, whereas Bertie Wooster and his friends smoke cigars or cigarettes.
rum
rom, içki, acayip, tuhaf, şaşırtıcı
rash
aceleci, düşüncesiz / kaşıntı, isilik, kurdeşen
prescription
reçete, yönerge, talimat, buyruk
Mars
mars, savaş tanrısı (Mart ayının isminin kaynağıdır)
hush
sessizlik, sukunet, susmak, susturmak / he placed a finger before pursed lips to hush her / a hush descended over the crowd
avenue
ağaçlı yol (sağı ve solu ağaçlı), bulvar
suitcase
bavul, valiz, çanta // My possessions were a suitcase full of clothes and a steamer trunk full of books.
rod
çubuk, sopa, kamış asa, olta, penis
manticore
aslan vücudu ve akrep kuyruğuna sahip mitolojik bir yaratık
gamble
kumar, kumar oynamak, riskli girişim, riske atmak // she was fond of gambling on cards and horses
clerk
kâtip, yazman, yazmanlık yapmak, resepsiyonist, şirkette kayıt işleri yapan kimse: a bank clerk
tube
tüp, boru, metro, televizyon, boru döşemek (tune ile anlamsal benzerliği bulunuyor)
dodge
ani bir hareketle boşa çıkarmak, atlatmak, yana çekilerek atlatma(k) // "He almost caught me, but I dodged and ran across the road."
boot
bot, çizme, kovmak (kıçına -botu- basmak nüansı), sertçe tekme atmak, tekmelemek // "I got a boot in the stomach (a hard kick)"
pull
çekmek, çekme, sürüklemek (tekerekli valizi vb.) // the pull of the water tore her away (a force drawing someone or something in a particular direction or course of action.)
amnesia
amnezi, hafıza kaybı, unutkanlık // For a time, he had amnesia. // A man suffering from amnesia was identified by his sister, who saw his picture on television.
ruby
yakut, koyu kırmızı, lâl, kırmızı (isim ve sıfat olarak), yakut rengi, kırmızı şarap, saat taşı
weed
yabani ot, cılız kimse, gelişmemiş ve küçük kalmış kimse: "Everyone called me a weed when I was at school because I was so bad at sports."
slam
çarpma sesi (kapı, pencere vb), çarpmak, çarparak kapatmak, birisine veya birşeye sertçe vurmak / the back door closed with a slam
gown
özel elbise (avukatların, öğretmenlerin, hemşirelerin, dansa gidenlerin vb giydiği)