Level 3 Level 5
Level 4

Bazı temel kelimeler ve ifadeler


465 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
Jak se jmenujete?
Adınız nedir?
Odkud jste?
Nerelisiniz?
Co to znamená?
Bu ne anlama geliyor?
Rozumím
Anlıyorum
Nerozumím
Anlamıyorum
Ještě jednou prosím
Tekrarlar mısınız lütfen
Jak se řekne česky
Çekçe nasıl söylenir
Kde bydlíš?
Nerede yaşıyorsun
Kde bydlíte
Nerede yaşıyorsunuz
Promiňte
Özür dilerim.
Co je to?
Bu nedir?
Kolik to stojí prosím?
Bunun fiyatı ne kadar, lütfen?
Jde to
Şöyle böyle
protože
çünkü
jen
sadece
také
de, da
tak
öyle
Zavolám ti později.
Sana sonra telefon ederim.
Rozumí velmi málo anglicky
çok az ingilizce anlıyor
posaďte se, prosím!
oturun lütfen!
pojďme
haydi gidelim
jenom
sadece
hledám cukrárnu
pastane arıyorum
hledám lékárnu
eczane arıyorum
děkuji vám za pomoc
yardımınız için teşekkürler
chtěl bych to reklamovat
para iadesi istiyorum
tamhle
şurada
konečně
sonunda
možná
belki
nebo
veya
alespoň
en azında
honem
çabuk
spěchám
acelem var
Je v pěkné kaši
çok problemleri olmak
do Turecka
Türkiye'ye
čau
hoşçakal
toto je můj byt
bu benim dairem
co si dáte k pití
içecek ne alırsınız
muž
adam
žena
karı
během
esnasında
Zdarma
ücretsiz
Pozor
dikkat
Mim pozor
Kullanım dışı
Věc
Şey
Odpověď
cevap
Otázka
Soru
Kancelář
ofis
Země
country
Nástupiště
yolcu peronu
Zpoždění
gecikme
Přestoupit
aktarma yapmak
Vlakové nádraží
tren istasyonu
Vzlétnout
kalkmak (uçak)
Východ
çıkış
Dopravní letadlo
yolcu uçağı
Řada
sıra
Přistad
inmek (uçak)
Letuška
kabin görevlisi (f)
Letêt
uçmak
Pas
pasaport
Výdejna zavazadel
bagaj teslimat
Odbavit
check - in
Clo
gümrük
Ranvej
kalkış - iniş pisti
Řidič
şoför
Jízdenka
bilet
Autobusová zastávka
otobüs durağı
Tlačítko
durdurma düğmesi
Minibus
minibüs
Křižovatka
bağlantı yolu
Parkovat
park etmek
Dopravní zácpa
trafik tıkanıklığı
Řídit
sürmek
Nákladní auto
kamyon
Semafor
trafik lambası
E-mailova adresa
gulbeyaz@outlook.com
Zákazník
müşteri
Řidič autobusu
otobüs şoförü
Ředitel
müdür
Taxikář
taksi şoförü
Všechno
her şey
Vschni
herkes
Nesprávný
doğru değil
Často
sık sık
Tady
burada
Brzy
yakında
bolí mě hlava
başım ağrıyor
skoro
hemen hemen
levný, levnější, nejlevnější
ucuz, daha ucuz, en ucuz
informace
danışma
džentlmen
centilmen
mějte se hezký den
iyi günler dilerim
souhlasím
anlaştık
Rozuměl/a jsem
anladım
kde jsou toalety prosím
tuvaletler nerede, lütfen
mimochodem
bu arada
Během písemné zkoušky nemůžete nikam odejít, a to ani na WC!
Yazılı sınavda hiçbir yere gidemezsiniz, tuvalette bile!
Město Olomouc má poštovní směrovací číslo 772 00
Olomouc şehri 772 00 posta koduna sahip.
Moje telefonní číslo je 00 420 728 365 420
Telefon numaram 00 420 728 365 420
To ti slibuju
Sana söz veriyorum
taška
çanta
Banka
Banka
kadeřnictví
kuaför
policie
polis
Český
Çek
ale
fakat
každý
her
Dost
Yeterli
každý den
her gün
poprvé
ilk kez
avšak
ama
jestli
eğer
později
daha sonra
Otevřeno
açık
tam
orada
To je pravda
Bu gerçek
to je legrace
bu şaka
To je škoda
Bu kötü
Lehký
kolay
Těžký
zor
Pomalý
yavaş
Opravdový
gerçek
Zajímavý
ilginç
Chytrý
akıllı
Velký
büyük
pozdě
geç
Hodně
birçok
Daleko
Uzak
Blízko
yakın
Rychlý
hızlı
španělský
İspanyolca
německý
almanca
ruský
Rusça
Švédský
isveççe
mluvím trochu
biraz konuşuyorum
Slovník
Sözlük
trh
Pazar yeri
pošta
postane
Trochu
biraz
Moc
çok
vic
daha fazla
nikdy
asla
Málo
az
pořad
hala
Neboj se
merak etmeyin
pod stolem
masanın altında
supermarket
süpermarket
Dej na sebe pozor!
Kendinize iyi bakınız!
Je mi líto!
Çok üzgünüm
Snadný
Kolay
Obtížný
Zor
Pěši
Yaya
Protestní pochod
Protesto yürüyüşü
Podpis
İmza
Velmi dobře
Çok iyi.
Snad má pravdu
Belki de haklıdır
Miluju tohle město
Bu şehri seviyorum
Známe se dlouho
Uzun zamandır tanışıyoruz
Jak dlouho tu čekáš?
Ne zamandan beri bekliyorsun?
To není možné
Bu mümkün değil
Komu to patří?
Bu kime ait?
Čekáš na někoho?
Kimi bekliyorsun?
Vypadáš jinak
Farklı görünüyorsun
Někde to tu bude!
Buralarda bir yerde olacak
Odpovězte na otázku
Soruyu cevapla
Už bylo příliš pozdě
Çok geç idi
Dům se zdál čistý
Ev temiz görünüyor
O peníze nejde
Para hakkında değil
To bylo fakt špatný
Gerçekten çok kötüydü
Pravda bolí
Gerçekler acıdır
Ano přijdu
Evet geliyorum
Byla docela sympatická
Oldukça sempatik biriydi (f)
Kdes to koupil
Nerede satın aldın
Opustil firmu
O firmayı bıraktı
Rozhodli jsme se to změnit
Değiştirmeye karar verdik
To je přesně ono
Kesinlikle bu
Byla příliš mladá
O çok gençti (f)
Smím znát vaše jméno?
İsminizi sorabilir miyim?
Kolik mu je?
O kaç yaşında? (m)
Trochu jsem se bála
Biraz korktum
Snědl jsem téměř všechno
Hemen hemen hepsini yedim.
Bereš si s sebou telefon?
Telefonu yanına alıyor musun?
Dům byl plný
Ev doluydu
Samozřejmě že ji znám
Tabii ki onu tanıyorum
Konečně jsme doma
Sonunda evdeyiz
Včera bylo horko.
Dün sıcaktı
Je to jasné?
Anlaşıldı mı?
Je to zcela nemožné!
Bu kesinlikle imkansız?
Slíbil mi milion dolarů
Bana bir milyon dolar için söz verdi.
Objevila sebe samu
Kendisi keşfetti
Přijeli autem
Arabayla geliyorlar
Nedokonuil základNedokončil základní školu.ní školu.
O ilkokulu bitirmedi
Já jsem dneska tak unavená
Bugün o kadar yorgunum ki
Vždy existuje lepší způsob
Daima daha iyi bir yol vardır
Můžeš mi to, prosím, vysvětlit?
Bunu bana açıklayabilir misin?
Bydlí ve třetím patře
O üçüncü katta kalıyor (m)
Zavřela dveře
Kapıyı kapattı (f)
Rodina je to nejdůležitější.
Aile en önemli şeydir.
Počkej do středy.
Çarşambaya kadar bekle
Neumím řídit auto.
Araba süremem
Jasně, budu tam.
Elbette, orada olacağım.
V kolik to začíná?
Saat kaçta başlıyor
Otevřel dveře.
Kapıyı açtı (m)
Já se jí zeptám
Ona soracağım (f)
Tomu je těžké uvěřit
İnanması güç
Je o pár let mladší
Bir kaç yaş daha genç (f)
Co hledáš?
Ne arıyorsun?
Je jí dvacet
Yirmi yaşında
Tolik jsi mi chyběla!
Seni çok özledim
Nemůžu si pomoct.
Kendime faydam yok
Mně se to nelíbí.
Hoşuma gitmedi
Kdy jste přišli domů?
Eve ne zaman geldin?
Je mu teprve šestnáct
O sadece on altı yaşında
Byla zřejmě opilá.
Muhtemelen sarhoştu (f)
Náhle ztišila hlas
Aniden sesini düşürdü (f)
Zrovna tam jedeme.
Şimdi oraya gidiyoruz
Je možné zmůnit svůt?
Dünyayı değiştirmek mümkün mü?
On strašně žárlí
O çok kıskanç (m)
Jak se to tu jmenuje?
Bu yerin adı ne?
Jezdí denně Prahy.
Çalışmak için her gün Prag'a gidiyor (f)
Byl to krásný pocit
Güzel bir duyguydu
To nedává smysl
Mantıklı değil
Smím pokračovat?
Devam edebilir miyim?
Jaký je rozdíl mezi MP3 a MP4?
Mp3 ile Mp4 arasındaki fark nedir?
Láhev byla skoro prázdná
Şişe neredeyse boştu
Přibral jsem osm kilo
Sekiz kilo aldım
Ležel na posteli
Yatağında uzanıyordu
Smrt je sestra života
Ölüm yaşamın kardeşi
Naši ulici přejmenovali
Bizim sokağın adı değişti
V kolik ráno vstáváš?
Sabahları saat kaçta kalkıyorsun?
Má být Turecko členem EU?
Türkiye Avrupa Birliğinin bir üyesi olmalı mı?
Již deset let žije v Zeské republice.
On yıldır Çek Cumhuriyeti'nde yaşıyor.
Zde se nesmí kouřit
Burada sigara içmek yasaktır
Jeho otec je alkoholik.
Onun babası alkolik (m)
Neumím dělat dvě věci zároveň
Aynı anda iki şeyi yapamam
Nechtěl jsem se ptát
Sormak istemedim
Z knih se dozvíte všechno
Kitaplardan herşeyi öğrenebilirsin
Léto začíná
Yaz başlıyor
Ona je hrozně pomalá
O aşırı yavaş (f)
Poirot se najednou rozesmál
Poirot aniden gülmeye başladı.
Kam všichni odešli?
Herkes nereye gitti?
To je ten samej dům
Bu aynı ev
Blíží se zkouškové období.
Sınav dönemi yaklaşıyor
Nemám co dodat
Ekleyecek birşeyim yok
Jak jsi to poznala?
Bunu nasıl bildin?
Vytočil špatné číslo
O yanlış numarayı aradı (m)
Přijde mi to hrozné.
Bunu korkunç buluyorum
Nechce se ti spát?
Uyumak istemiyor musun?
Neodpověděl na otázku
Soruya cevap vermedi (m)
Popíjeli jsme kávu v obývacím pokoji
Salonda kahve içiyorduk
Zajímám se o německou literaturu
Alman edebiyatıyla ilgileniyorum.
opakovat
tekrar etmek
odpočívat
dinlenmek
vrátit se
geri gelmek
vratit
dönüş
poslat
göndermek
ukázat
göstermek
zpivat
şarkı söylemek
pachnout
kötü kokmak
vonět
kokmak
kouřit
sigara içmek
stát
elde etmek
ubytovat se v
konaklamak
zastavit
durmak
studovat
görmek
domnívat se
inanmak
plavat
yüzmek
vzít
almak
vykoupat se
duş almak
vyfotit
fotoğraf çekmek
osprchovat se
banyo yapmak
ochutnat
tadına bakmak
učit
öğretmek
dotknout se
dokunmak
přemístit
hareket etmek
přestoupit
değiştirmek (araç)
přeložit
tercüme etmek
zkusit
denemek
odbočit
döndürmek
vypnout
kapatmak
zapnout
açmak (tv)
použít
kullanmak
návštivit
ziyaret etmek
chodit
gitmek
chtít
istemek
dívat se na televizi
televizyona bakmak
vyhrát
kazanmak
čest se pracovat
çalışmaktan onur duymak
zeptat se na
bir şey sormak
přijet
gelmek
bát se
korkmak
být dovolené
tatilde olmak
zlobít se
kızmak
zaplatit v hotovosti
nakit olarak ödemek
Mohl byste to zopakovat?
Tekrarlar mısınız, lütfen
Umím trochu česky
Biraz Çekçe biliyorum
Policie
Polis
Doktor / Doktorka
Doktor
Vlevo
Sola
Vpravo
Sağa
Pivo
Bira
Voda
Su
Šťastný
Mutlu
Pomoc!
İmdat
Tento
Bu
Sleva
İndirim
tyto
bunlar
zase
tekrar
Hostitel
Ev sahibi
Zase jsi zapomněl?
Yine mi unuttun?
Volá nám, jen když něco potřebuje
Bizi sadece bir şeye ihtiyacı olduğu zaman arıyor (f)
Čekám na ženu.
Karımı bekliyorum
Svět
Dünya
Odpovězte na otázky
Sorulara cevap veriniz
autostop
Otostop
Sázka
Bahis
zachránit
kaydetmek
Poukaz
Kupon
obyčejně
genellikle
Musím zaplatit celou částku?
Tamamını ödemek zorunda mıyım?
Můžu si sednout, kam chci?
İstediğim yere oturabilir miyim?
Můžu používat slovník?
Sözlük kullanabilir miyim?
Čím
Ne ile?
Kam si můžu dát své věci?
Eşyalarımı nereye koyabilirim?
Nemůže mi někdo ukrást mé věci?
Birisi eşyalarımı çalamaz mı?
Při
sırasında
Budete sedět sám
Yalnız oturacaksınız
Když se nikdo zeptá
Biri size soru sorduğunda
Jestliže se necítíte dobře, můžete odejít z místnosti
Eğer rahatsız hissediyorsanız, odadan çıkabilirsiniz
není žádná přestávka
mola yoktur
čekat na výsledky.
sonuçları bekleyiniz
Nemusíte rozumět všemu
Her şeyi anlamak zorunda değilsiniz
Když napíšete něco špatně, musíte to vygumovat
Yanlış bir şey yazdığınızda, silmeniz gerekir.
Na co si mám dát pozor při čtení?
Okurken nelere dikkat etmeliyim?
Kolik minut je na zastávku autobusu?
Otobüs durağına kaç dakika uzaklıkta?
Dnes večer nebudu doma.
Bu akşam evde olmayacağım
Budu v Brně. Dana mě pozvala do divadla. Včera jsem Ti to zapomněla říct.
Brno'da olacağım. Dana beni tiyatroya davet etti. Dün sana söylemeyi unuttum.
Prosím tě, můžeš na mě počkat na hlavní
Lütfen beni ana istasyonda bekler misin?
Ve třetím.
üçüncü katta
V prvním.
birinci katta
Ve druhém.
ikinci katta
Ve čtvrtém.
dördüncü katta
patnáctého zářím
Eylül'ün 15. günü
Od pátého října.
5 Ekim'den itibaren
Od patnáctého září
15 Eylül'den itibaren
Volejte denně 13:00 – 17:00 na telefonní číslo 00 420 728 365 420
Gündüz 13:00 - 17:00 saatleri arasında 00 420 728 365 420 nolu telefonu arayınız.
Kolik korun musíte každý měsíc platit za pokoj?
Oda için aylık kaç korun ödemek gerekiyor?
Kdy tam můžete telefonovat?
Ne zaman telefon etmek gerekiyor?
V tom obchodě můžete nakupovat jídlo.
Bu mağazada yiyecek satın alabilirsiniz.
Teplé obědy a večeře celý den! Pivo, víno, limonády!
Bütün gün sıcak öğle ve akşam yemekleri! Bira, şarap, limonata!
Čtvrtého května otevřou v Olomouci nový obchodní dům.
Mayıs'ın dördünde Olomouc'ta yeni bir alışveriş merkezi açılıyor
Pro každého zákazníka nápoj zdarma!
Her müşteri için ücretsiz bir içecek!
Vážení cestující, stanice metra Vyškov bude dne 9. dubna uzavřena. Omlouváme se.
Vyskov tren istasyonu 9 Nisan günü kapalı olacak. Özür dileriz.
Otevřeno denně od osmi do pěti hodin.
Hergün sabah sekizden saat 17:00'ye kadar açık.
Těšíme se na Vaši návštěvu!
Ziyaretinizi dört gözle bekliyoruz!
Začínáme v sobotu 9. dubna tohoto roku
Bu yıl Nisan'ın dokuzunda başlıyoruz.
Budeme tam až do 12 hodin
Saat 12'ye kadar orada olacağız.
Zvu vás v pátek dvacátého kamaradi na oslavu svých narozenin.
Cuma günü yirmi arkadaşımı doğum günü partisine davet ediyorum.
Oslava bude v restauraci Arena Döner, ulice 23, Vyškov
Kutlama, Arena Döner 23 nolu caddede Vyškov'da yapılacak.
Hranice
Sınır
Jednou
Bir kez
Košile
Gömlek
Klasický
Klasik
Poslouchejte prosím!
Dinleyiniz, lütfen!
Jsem podnikatel
Ben işadamıyım.
To je pravda.
Bu doğru.
Opakujte prosím!
Lütfen tekrarlar mısınız!
Studuju na univerzitě.
Üniversitede okuyorum.
Já jsem z Moravy. Jsem Moravak
Ben Moravya'dan, Moravyalıyım.
To je moje rodina.
Bu benim ailem.
Kde pracuješ ty?
Sen nerede çalışıyorsun?
Kde je tvůj bratr?
Erkek kardeşin nerede?
Já mluvím rusky a anglicky a ty?
Ben Rusça ve İngilizce konuşuyorum ya siz?
Je to daleko?
Uzak mı?
Kam jdeš?
Nereye gidiyorsun?
Proč se učíte česky?
Neden Çekçe öğreniyorsunuz?
Moje sestra se bojí, že lékař přijede příliš pozdě.
Kız kardeşim doktorun çok geç olmasından korkuyor.
Chceme, aby nám někdo poradil.
Biraz tavsiye istiyoruz.
Nesnáším, když kolega přijde pozdě do práce.
Bir meslektaşım işe geç kaldığında nefret ediyorum.
Vypravovali, jak trávili dovolenou.
Bize tatillerini nasıl geçirdiklerini anlattılar.
Nepamatuju si, kdo to říkal.
Bunu kimin söylediğini hatırlamıyorum.
Nevěděl, co má dělat.
Ne yapacağını bilmiyordu.
Zapomněli, kde zaparkovali auto.
Arabayı nereye park ettiklerini unuttular.
Ještě nevíme, jaká léčba bude zvolena.
Henüz hangi tedavinin seçileceğini bilmiyoruz.
Ptal se, jestli máme čas.
Eğer zamanımız olsaydı diye sordu.
Říkal, že nemá čas.
Meşgul olduğunu söyledi.
Vím, odkud se dováží ten přípravek.
Ürünün nereden geldiğini biliyorum.
Lékař řekl: “Budete muset jít na operaci
Doktor dedi ki ameliyat olman gerekecek.
Lékař mi oznámil, že budu muset jít na operaci.
Doktor ameliyat olmam gerektiğini söyledi.
Nutriční specialistka mi řekla: “Nejezte tučná jídla!
Beslenme uzmanı bana, yağlı gıdalar yemeyin! dedi
Když jsem byl nemocný, nemohl jsem pracovat.
Hastayken çalışamazdım.
Až budu mít čas, přijdu
Zamanım olduğunda geleceğim.
Jakmile přišla lékařka, pozvali mě do ordinace
Doktor gelir gelmez ofise davet edildim
Zatímco jsem mluvil se zdravotní sestrou, lékař vyšetřil manželku
Hemşireyle konuşurken doktor eşini muayene etti
Dokud nebudu zdravá, bude mě zastupovat kolegyně.
Sağlıklı olana kadar bir meslektaşım beni temsil edecek.
Kolik máte korun?
Kaç kronunuz var?
Mám moc český pěnez.
Çok fazla Çek param var.
Chtěl bych pivo.
Bir bira istiyorum.
S vámi
Sizinle
S kým
Kiminle?
Co byste chtěla dělat?
Ne yapmak istiyorsunuz?
Nerozumíte český
Çekçe anlamıyorsun
Je to pro mě?
Benim için mi?
To není drahé.
Bu pahalı değil.
V kolik hodin začíná škola?
Okul saat kaçta başlıyor?
V kolik hodin začíná kino?
Sinema saat kaçta başlıyor?
dospělý
yetişkin
Máte syna, nebo dceru?
Oğlunuz mu, kızınız mı var?
Vidíš?
Görüyor musun?
Máte pravdu.
Haklısınız.
Jak se jmenuje tvůj nejlepší kamarád
En iyi arkadaşının adı ne?
Jak se jmenuje tvoje nejlepší přítelkyně?
En iyi kız arkadaşının adı ne?
Nemám hodinky.
Saatim yok
Nevíte kolik je hodin?
Saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?
Můžeme se tedy setkat v pátek v jedenáct hodin?
Cuma günü saat 11: 00'de buluşabilir miyiz?
Bohužel, taky nemám čas. Mám jednu schůzku.
Ne yazık ki, zamanım yok. Toplantım var.
Nemůžou se tento týden setkat.
Ne yazık ki, bu hafta buluşamazlar.
Omlouvám se, že jdu pozdě
Özür dilerim geç kaldım.
Co mám říct?
Ne diyebilirim ki?
Máte už hlad?
Acıktınız mı?
Já mám docela hlad.
Çok açım.
Kam si můžeme sednout?
Nereye oturabiliriz?
Jsme čtyři.
Dört kişiyiz.
Potřebujeme stůl pro čtyři.
Dört kişilik bir masaya ihtiyacımız var.
Můžete si tam sednout. Budete večeřet?
Oraya oturabilirsiniz. Akşam yemeği mi yiyeceksiniz?
Prosím, jídelní lístek.
Lütfen mönüyü alabilir miyiz?
Jistě.Co si dáte k pití?
Başka. İçecek ne alırsıınız?
Jablečný džus.
Elma suyu
Ja si dám skleničku bílého vína.
Ben bir bardak beyaz şarap alırım
Já si dám taky víno, ale červené.
Ben de şarap alırım, ama kırmızı.
Tak tedy třikrát víno, jednou bílé a dvakrát červené, a jednou džus
Üç şarap, bir beyaz, iki kırmızı ve bir meyve suyu.
Bílé máme jen suché.
Beyazlar sadece kuru.
Může být.
Olabilir.
Co budete jist?
Ne yemek istersiniz?
Počkejte prosím chvíli.
Biraz bekleyiniz lütfen.
Ještě si vybereme.
Hala seçiyoruz.
Kolik je vás?
Kaç kişisiniz?
Jaké máte bílé víno?
Beyaz şaraplarınız nasıl?
Pro mě červené víno.
Benim için kırmızı şarap.
Prosím vás, jakou máte polévku?
Çorbalardan ne var?
A jaká je "polívka dne"?
Günün çorbası nedir?
Čtyři kávy a jednu minerální vodu.
Dört kahve ve bir maden suyu
Je to velká porce, nesním to všechno.
Bu porsiyon çok büyük, hepsini yiyemeyeceğim.
Pro mě zmrzlinu.
Benim için dondurma.
Platíte dohromady, nebo zvlášť?
Birlikte mi veya ayrı ayrı mı ödeyeceksiniz?
Dohromady.
Birlikte.
Hned... Tady je váš účet.
Hemen, işte hesabınız.
Přijďte zas.
Tekrar bekleriz.
Kam půjdeme nejdříve?
Önce nereye gidiyoruz?
Jak se vám líbí Praha?
Prag'ı beğendiniz mi?
Jsem tu poprvé a chci dobře poznat město. Chci jet taky do Brna.
İlk defa burada ve şehri tanımak istiyorum. Brno'ya da gitmek istiyorum.
Čím jezdíš do práce?
İşe nasıl gidiyorsun?
Bydlíte v rodinném domku?
Ailenle mi kalıyorsun?
Bydlím v šestém patře.
Altıncı katta oturuyorum.
Jsem tu pracovně.
İş için buradayım.
Pracuju v cestovní kanceláři.
Seyahat acentesinde çalışıyorum.
Pamatujete si to?
Bunu hatırlıyor musunuz?
Máte tužku a papír?
Kalem ve kağıdınız var mı?
Kde pracujou tvoji sourozenci?
Kardeşlerin nerede çalışıyor?
Rozumím jim jen málo.
Çok azını anlıyorum.
Myslím, že je to těžká práce.
Zor iş olduğunu düşünüyorum.
Určitě nebude lehké najít takové místo
Böyle bir yer bulmak kolay olmayacak eminim.
Vy někam jdete?
Bir yere mi gidiyorsunuz?
Ano, jdu se projít.
Evet, yürüyüşe çıkıyorum.