Level 2
Level 1

SPAN 1


216 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
alone
adv. yalnız (*to live -*)
interview
n. mülakat, röportaj (*to have an - *)
part-time
adj. yarı zamanlı (*a - job*)
have an interview for a part-time job
yarı-zamanlı bir iş için bir görüşmesi yapma
like
v. hoşlanmak, sevmek (*to - doing sth*)
need
v. ihtiyaç duymak (*to - money*)
nurse
n. hemşire
engineer
n. mühendis
next to
prep. -in yanında (The shoes are - the ball.)
palace
n. saray
meet
v. 1. tanışmak 2. buluşmak
invite
v. davet etmek
unusual
adj. sıradışı (*an - job*)
take care of
(birine) bakmak (korumak, ihtiyaçlarını gidermek)
prepare
v. hazırlamak; hazırlanmak (Have you -d for your interview?)
follow
v. takip etmek, (kurallara) uymak (*to - rules*)
rule
n. kural (*to follow -s*)
follow rules
kurallara uymak
currency
n. döviz (the - of France) (*local -*)
design
v. dizayn etmek, tasarlamak (to - a dress)
designer
n. tasarımcı
attract
v. (ilgi, turist vs.) çekmek (*to - visitors/tourists*)
region
n. bölge
located
-de bulunan, -de konumlanmış olan (The capital is - in the center of...)
prevent
v. engellemek
protect
v. korumak (*to - sb against/from sth)
protect against/from sth
bir şeyden korumak
capital
n. başkent (the - of Turkey) (*the - city*)
friendly
adj. dost canlısı (*- people*)
unfriendly
adj. soğuk, dostane olmayan
attract
v. (ilgi, turist vs.) çekmek (*to - visitors/tourists*)
annual
adj. yılda bir olan, yıllık (*- festivals*)
animal
n. hayvan
pet
n. evcil hayvan (*to have a - *)
after
prep. -den sonra (- school)
before
prep. -den önce (- breakfast)
unusual
adj. sıradışı (*an - school*)
get dressed
v. giyinmek
language
n. dil (*to speak a - * )
practice
v. pratik yapmak
twin
n. ikiz(lerden her biri) (*to be -s*)
same
adj. aynı (They look the - ) (They go to *the - high school*)
healthy
adj. sağlıklı
unhealthy
adj. sağlıksız
team member
n. takım üyesi
take part in
v. (bir faaliyete, yarışmaya vs.) katılmak (*to - a competition*)
win
v. (ödül, piyango, yarış vs.) kazanmak (*to - a game*)
lose
v. kaybetmek (*to - a game*)
be rich in
(bir şey açısından) zengin olmak (*to - vitamins*)
change
n. değişiklik (*a - in sth*)
change
v. değişmek; değiştirmek
celebrate
v. kutlamak (*to - a festival*)
respect (v)
v. saygı duymak/göstermek
respect (n)
n. saygı (*to show - to sb*)
take part in
(bir faaliyete, yarışa vs.) katılmak (*to - an activity*)
tradition
n. gelenek
reduce
v. azalmak; azaltmak (My weight -s when I stop eating sugar.)
capital
n. başkent (*the - city of Turkey*)
transportation
n. ulaşım (*public - *)
public transportation
toplu taşıma
take a break
v. mola/ara vermek, tenefüs yapmak (*to - from sightseeing*)
receive guests
v. misafir ağırlamak, kabul etmek
desert
n. çöl
growth
n. büyüme (*the - of sth*)
grow
v. büyümek (This plant -s best in the shade.)
collect
v. toplamak, biriktirmek
full
adj. doll (*to be - of sth*)
be full of sth
bir şeyle dolu olmak
look like
gibi görünmek
far
adv. uzak (*to be - from a place*)
X is far from Y
X Y'den uzakta
behind
prep. arkasında
X is behind Y
X Y'nin arkasında
kind
n. tür (*different -s of sth*)
float
v. (yüzeyde) batmadan durmak; (havada) süzülmek (*to - in /on a place*)
be located
(bir yerde) olmak, konumlanmış olmak (*- in/on/under a place*)
leisure
n. eğlence ve rahatlamaya ayrılan boş vakit (*- activities*)
leisure activities
boş zaman aktiviteleri
spend time doing sth
bir şey yaparak vakit harcamak
invent
v. icat etmek
grow up
v. (yetişkin olmak üzere) büyümek
compete
v. yarışmak (*to - in sth*)
famous
adj. ünlü (*to be - for sth*)
be famous for sth
bir şeyiyle ünlü olmak
transport
n. ulaşım (*public - *)
public transport
toplu taşıma
passenger
n. yolcu (*to carry -s*)
compulsory stop
n. zorunlu durak
request stop
n. yolcu isteyince durulan durak
signal
v. işaret vermek
melt
v. erimek; eritmek
melt away
v. eriyip gitmek
approximately
adv. takriben (One pound is -equal to 454 grams.)
be made of
-den yapılmış olmak
meet
v. tanışmak (Come and - my friend, Laura.)
serve
v. hizmet etmek; servis etmek (Do they - meals in the bar?)
stages
n. aşamalar, safhalar (*the - of sth*)
characteristics
n. özellikler (*the - of sth*)
share
v. paylaşmak (*to - sth with sb*)
remember
v. hatırlamak
imitate
v. taklit etmek
combine
v. birleşmek; birleştirmek (*to - 2 things*)
memorize
v. ezberlemek (She asked us to - a poem every week.)
transport
n. ulaşım (*public - *)
per
prep. (kişi , saat vs.) başına (*- hour*)
efficient
adj. verimli (*- trains/systems*)
produce
v. üretmek (France -s a great deal of wine for export.)
product
n. ürün
stressed
adj. stresli, stresli hisseden (*to feel - *)
stressful
adj. stresli, stres yaratan
attract
v. (ilgi, turist vs.) çekmek (*to - attention*)
attract attention
ilgi çekmek
pay
v. ödemek (*to - for sth*)
return
v. iade etmek (*to - sth to the store*)
have arguments
kavga(lar) etmek (*to - over sth*)
have arguments over sth
bir şey üzerine kavga etmek
argue
v. kavga etmek, tartışmak (to - with sb)
hide
v. saklanmak; saklamak (*to - sth from sb*)
overcome
v. (engelleri, sorunları vs.) aşmak (*to - difficulties/ problems*)
make a budget
bütçe yapmak
religion
n. din (What is the role of - in the modern world?)
religious
adj. 1.dinle ilgili (- festivals) 2. dindar (- parents)
play an important role in sth
v. phr. bir şeyde önemli bir rol oynamak
celebrate
n. kutlamak (- an event)
celebration
n. kutlama ( New Year -s )
proud
adj. gururlu, gurur duyan (to be - of sb/sth)
be proud of sb/sth
biriyle/bir şeyle gurur duymak
in other words
diğer bir deyişle
the key to (sth)
idm. (bir şey) başarmanın en iyi veya tek yolu (Hard work is - success),
respect (n)
n. saygı (*to have - for sth/sb*)
respect (v)
v. saygı duymak (You should - your teachers.)
take care of (sb/sth)
(birine/bir şeye) bakmak, korumak (- the children)
famous
adj. ünlü (*to be - for sth*)
difficulty
n. zorluk, güçlük (*to have - in doing sth*)
have difficulty in (doing) sth
bir şeyde zorluk çekmek
be based on (sth)
(bir şeye) dayalı olmak
strict
adj. sert, çok kısıtlayıcı (*- rules*)
rules
pl.n. kurallar (*strict -*)
community
n. (ortak noktaları olan) topluluk (local - )
member
n. üye (a family - ; a jury - )
ancient
adj. eski (zamanlara ait) (- Greece)
tribe
n. kabile (*an ancient - *)
hunt
v. avlamak (*to - animals*)
hunter
n. avcı
harvest
v. hasat etmek (*to - plants*)
drought
n. kuraklık (This year severe - has ruined the crops.)
bury
v. gömmek (to - a bone)
poison
n. zehir (Arsenic is a deadly -)
protect
v. korumak (*to - sb from sth*)
secret
adj. gizli/sır (tutulan) (*a - substance*)
substance
n. madde (*a secret - *)
own
v. sahip olmak (They - a business)
owner
n. (bir şeyin) sahibi, sahip (the - of sth)
let sb in
v. phr. birini içeri almak
let sb out
v. phr. birinin dışarı çıkmasına izin vermek
uncover
v. gizli/saklı bir şeyi keşfetmek veya gömülü bir şeyi bulmak (She -ed gold...)
ruins
pl. n. harabe, yıkıntı (the - of the ancient city)
preserve
v. muhafaza etmek, korumak (to - the environment)
preserved
adj. korunmuş, muhafaza edilmiş (the best - Roman baths)
invent
v. icat etmek (The telephone was -ed by A.G. Bell)
invention
n. icat (the - of the telephone)
feature
n. özellik (*a great - *)
retire
v. emekli olmak (He is going to - next year)
attach
v. takmak, tutturmak, iliştirmek (...he -ed a little square of gauze.)
manufacture
v. imal etmek, üretmek (They - car parts.) (*to - sth to the public*)
apply
v. uygulamak,bir şeyi belli bir amaç için kullanmak (- his bandage to himself)
work
v. çalışmak, iş yapmak (*to - as a housekeeper*)
royal
adj. kraliyete ait veya kraliyetle ilgili (*the - couple*)
couple
n. (romantik ilişkisi bulunan) çift (*the royal - *)
try to do sth
v. bir şey yapmaya çalışmak
save
v. kurtarmak (*to - sb's life*)
die
v. ölmek
death
n. ölüm (*her - *)
deaf
adj. sağır (*a - musician*)
lose
v. kaybetmek (*to - hearing*)
hearing
n. duyma yetisi (*to lose - *)
hear
v. duymak
private
adj. (kişiye) özel; herkese açık olmayan (*- lessons*)
cost
v. mal olmak, para tutmak (The clothes - 100 Turkish liras.)
spend time
v. phr. zaman geçirmek, zaman harcamak (*They - playing music*)
have a great time
v. phr. harika vakit geçirmek
rest
n. dinlenme (*to have a - *)
have a rest
v. phr. dinlenmek (You should - )
find sth attractive
bir şeyi cazip bulmak
find sth interesting
bir şeyi ilginç bulmak
picture
n. resim; fotoğraf
take a picture
v. phr. fotoğraf çekmek
career
n. kariyer (*to start / begin a -*)
record
v. kaydetmek (*to - an album*)
suffer
v. acı çekmek, (bir hastalıktan) müzdarip olmak (*to - an illness*)
illness
n. (bedende veya zihinde) hastalık; hasta olma hali (*to suffer an - *)
divorce
v. boşanmak; -den boşanmak (*to - sb*)
marry
v. evlenmek; ile evlenmek (*to - sb*)
tour
v. seyahate çıkmak, turlamak (*to - the world*)
healthy
adj. sağlıklı (*- meals/dishes/food*)
junk food
n. abur cubur
satisfy
v. tatmin etmek (*to - your hunger*)
usual
adj. alışıldık, olağan (I went to bed at my - time.)
unusual
adj. alışılmadık (That's an - name.)
habit
n. alışkanlık (She has a - of finishing off other people's sentences.)
prepare
v. hazırlamak (*to - food properly*)
trained
adj. eğitimli (*- chefs*)
raw
adj. çiğ, pişmemiş (* - food*)
chew
v. çiğnemek (*to - food*)
swallow
v. yutmak (*to - food*)
polite
adj. kibar
impolite
adj. kaba
traditional
adj. geleneksel (- values/customs/beliefs)
tradition
n. gelenek (It is a - to have turkey on Christmas Day.)
avoid
v. kaçınmak (*to - doing sth*)
avoid doing sth
bir şey yapmaktan kaçınmak
mistake
n. hata (*to make a - *)
origin
n. köken (*the - of sth*)
customer
n. müşteri (He is one of our regular -s.)
adopt
v. benimsemek, kabul etmek (*to - an idea*)
idea
n. fikir (*to adopt an - *)