Level 8 Level 10

33 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
izbandut
Görünüşü ve davranışı ile korku veren (iri yarı adam) / Rum korsanı (sıfat İtalyanca sbandato)
lime
Parça
lohusa
Yeni doğum yapmış kadın "Annemin lohusa yatağı, evin cepheye doğru, sonundaki ön odada idi." - Y. K. Karaosmanoğlu
cunta
Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul
sote
Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan yemek
oluk
Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru "Değirmen oluğu." 2. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu." - T. Buğra 3. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol
eme
Babanın kız kardeşi, hala (halk ağzı) (Sivas)
tüzük
Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü "Bu, çok ucuz bir amatör ressam tüzüğüdür." - H. Taner
tahterevalli
iki ucuna birer kişi binerek karşılıklı biçimde havada yükselip inerek eğlenmeye yarayan, ortasından belli yükseklikte bir desteğe dayalı ve yatay durumda bir tahta kalas olan bir tür oyun aracı.
dünür
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
ya devlet başa ya kuzgun leşe
sonunda büyük bir başarıya ulaşmak için yok olma tehlikesi bile göze alınır” anlamında kullanılan bir söz
faşizm
Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti / İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen
sarsak
Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle güçsüz kalarak vücudu titrer gibi sarsılan (kimse) 2. Değişken, sağlam olmayan "Gittiği yerden habersiz, kendi sarsak ahlak değerlerine bağlı yaşamaktadır." - S. İleri
belermek
(Göz için) Akı iyice belirecek bir biçimde açılmak
tül
Çok ince gözenekli pamuk, ipek veya sentetik dokuma "Bugün bu saadet tasvirlerinin üstlerine birer siyah tül çekildi." - A. H. Müftüoğlu
ova
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı "Birdenbire, ovaların sessizliği içinde dalga dalga yükselen bir türkü başladı." - H. S. Tanrıöver
botoks
Botoks; "Clostridium botulinum" isimli bakteriden elde edilen tıbbi bir proteindir. Bu protein, aslında çok uzun zamandır göz ve nörolojik hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Botoks; orta ve derin kırışıklıkları gidermede cerrahi olmayan, kozmetik bir ürün olarak kabul edilmektedir.
tirbuşon
şişe tıpalarını çekmekte kullanılan burgu.
aslan payı
Hak edilenden daha çok alınan pay "Aslan payı bana diyen diyene." - B. Necatigil
delta
Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D) / Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız
skolastik
İnanç ve bilgiyi kiliseyle, özellikle Aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Orta Çağ felsefesi / Orta Çağ yöntemlerine uygun, eski (bkz: school, scholar)
ruhban
Rahipler
obüs
Yüksek ve alçaktan mermi atabilen kısa namlulu top "Gündüzki muharebede obüs isabetiyle yaralanmış bir mekkâre katırının canhıraş çığlığı..." - A. İlhan (bkz: howitzer)
Bundan iyisi Şam'da kayısı
Bundan daha iyisi olamaz anlamında kullanılan bir söz.
kalender meşrep
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan (kişi)
"Ateş olsa cirmi kadar yer yakar"
"Ateş bile olsan hacmin kadar yer yakarsın" anlamında kullanılan söz
plato
Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, yayla
inkılap
Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm / Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform "Yazı inkılabı."
literatür
Edebiyat 2. Kaynak "Alman subaylarıyla ilerlettiği Almancası ile askerî literatürü günü gününe takip eder."
poliçe
Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri 2. Sigorta senedi
radikal
Kökten "Radikal hareket." 2. Köktenci
sünnet
Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz 2. Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi 3. Sünnet düğünü
fıkıh
Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme 2. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü