Level 22 Level 24
Level 23

Endless IX


111 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
veto
veto etmek reddetmek, kabul etmemek / bir yetkinin, bir kararın, bir yasanın vb. yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı.
astar
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat / Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat
arzuhal gibi
çok uzun (mektup)
arzuhalci
Ücret karşılığında mektup, dilekçe vs. yazan kişi.
arter
Atardamar 2. Trafiği yoğun olan ana yol
arterit
Atardamar bozukluğu, arter bozukluğu
yasamak
Yasa koymak / Düzen vermek
dogma
bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi
regülasyon
Ayarlama 2. Düzenleme
tekir
Postu siyah çubuklarla ve beneklerle süslü, kül renginde veya boz olan (kedi)
fermantasyon
Mayalanma
metafor
Mecaz (mecaz: Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz 2. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor)
kitin
Dayanıklı ve esnek organik madde / Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde
üleştirmek
Bölüştürmek, pay ederek dağıtmak
nüks etmek
Tekrarlamak / Hastalık veya başka bir durum yeniden ortaya çıkmak, depreşmek, yinelemek
seher
Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti
şeriat
Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu, İslam hukuku
regresyon
İki veya daha çok değişken arasında doğrusal bir ilişki olup olmadığının bulunması ve bu doğrusal ilişkinin bir doğrusal denklemle nasıl ifade edildiğinin gösterilmesi
oryantal
Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan
biilaç
İlaçsız, çaresiz / Umutsuz olarak
otağ
Büyük ve süslü çadır, çerge / Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe Hakan Çadırı. Büyük ve görkemli çadır. Otak (Otav) veya Otu (Otuv) da denir. Moğollar ise Macan (Majkan, Mayhan, Mayıkan) derler. Çadırdan farkı, yuvarlak ve süslü olmasıdır. Osmanlı’da Padişah çadırlarına bu ad verilmiştir. Yeryüzü büyük bir otağa benzetilir. Yaşam Ağacı ise onun ortasındaki direktir. Türk kültüründe çadır önemli bir yere sahiptir.
potin
Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı (bkz bot) (isim Fransızca bottine)
ordugâh
Ordunun konakladığı yer
endaze
65 santimetrelik uzunluk ölçüsü
kodoş
Gizli ve yasal olmayan cinsel ilişki öncesinde aracılık eden kimse, pezevenk
puşt
Eş cinsel erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden erkek 2. Ağır ve kaba sövgü sözü 3. Güvenilmez, kalleş
kâfir
Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse / Genellikle Müslüman olmayanlara verilen ad
pimpirik
Kuşkucu / Çok yaşlı ve güçsüz (kimse) / Harap, virane
endam
Vücut, beden, boy bos
yakut
Pembe veya erguvan tonları ile karışık koyu kırmızı renkte, saydam bir korindon türü olan değerli taş
boca
Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı
militan
Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse 2. Bir siyasal örgütün etkin üyesi 3. Mücadelesini zor kullanarak ve yasa dışı yollarla yapan taraftar
bam teli
Bazı sazlarda kalın ses veren tel veya kiriş 2. Sakalın, alt dudağın hemen altındaki bölümü
assolist
Bir müzik programında genellikle en son sahneye çıkan, alanında çok ünlü olan sanatçı (bkz: AS + solo + ist)
solist
Bir müzik eserini tek başına çalan, söyleyen sanatçı, solocu
kamikaze
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı
basur
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit
sikke
Madenî para 2. Madenî paralara vurulan damga / Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık / Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah
dergâh
Tekke 2. Huzur, kat (tekke: Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh)
milis
Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü 2. Bazı ülkelerde yardımcı güvenlik gücü
mevlevîlik
13. yüzyılda yaşamış Mevlana Celaleddin Rumi'nin görüşleri ve tasavvufî düşünceleri üzerine, kendisinin ölümünün ardından gelişen tarikattır.
memorandum
Herhangi bir şeyi hatırlatmak, uyarmak amacıyla yazılan yazı, muhtıra
bej
açık kahverengi (sarıya çalan)
amortisman
Yıpranma payı / Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi
cebelleşmek
Cedelleşmek (cedelleşmek: Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek)
meta
ötesi, üst, üst seviye / ticaret malı, mal, sermaye
saba
Sabah yeli, badısaba
as
Bir işte başta gelen (kimse veya şey) / İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey
tahtırevan
Omuzda veya deve, fil, at vb. hayvanlara yüklenerek götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç (bkz: taht + revan)
kevaşe
fahişe, hayat kadını, orospu
yavşak
Bit yavrusu 2. Geveze, yılışık kimse
emprovizasyon
Doğaçlama
kompozit
Karma / Değişik tarzları bir arada taşıyan (mimarlık)
mahsus
Bilerek, isteyerek, kasten / Özgü / Özel / Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır
mahsuben
Hesaba katarak
konsept
Kavram 2. Anlayış, görüş 3. Tarz 4. Düzen
panik
Aşırı korku / Pan’ın şakacılığından çıkmış bu kelime. Pan, beklenmedik anlarda insanların önüne çıkıp onları şaşırtmayı severmiş, insanlar da panik olurlarmış.
fodul
Üstünlük taslayan, kibirlenen
hispanik
İspanya'dan, İspanyollardan ve İspanyol kültüründen türemiş ya da bu kültürle ilgili anlamında kullanılan bir sözcüktür. Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.
mecaz
Metafor (metafor: Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz 2. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma)
mecazımürsel
Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, ad aktarması
hayâ
Utanma duygusu, utanç, utanma, sıkılma
engin
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi / Açık deniz
indis
Bir harf üzerine konulan işaret / Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret / Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı
seda
Ses
aseton
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı
volta
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma / Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma / Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması
volta atmak
Amaçsızca bir aşağı bir yukarı gidip gelmek, dolaşmak.
kaytan bıyık
İnce ve uzun bir bıyık türü
hibrit
Melez / İki farklı güç kaynağının bir arada bulunması
münasip
Uygun, yerinde
abide
Anıt (mimarlık)
afaki
Gereksiz, önemsiz (söz) 2. Bir kaynağa dayanmayan, hayalî
ahkâm
Yargılar, hükümler "İşin içinde olmanın verdiği rahatlıkla bol keseden ahkâm kesen akıl hocalarının eleştirilerine hedef olmayı önleyemezler." - T. Halman
âlâ
İyi, pekiyi, daniska
akran
Yaşıt / Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür
aksam
Kısımlar
alelusul
Kurala uygun bir biçimde / 2. Âdet yerini bulsun diye
aleyh
karşıt, karşıt olma / leh karşıtı
atfen
dayanarak, göre
buğu
buhar 2. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı
istirahat
Dinlenme, rahat etme
selüloz
Selüloz (C6H10O5), bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat.
izomer
İzomer aynı kimyasal bileşime sahip olup, atomları arasındaki bağlantı yapıları farklı olan moleküller. ( C3H8O ve C3H7OH)
cengiz
Güçlü, yılmaz, gözü pek (kimse). / Tarihte Büyük Moğol İmparatorluğu ́nu kuran Türk hükümdarı.
manikür
Elin ve özellikle el tırnaklarının bakımı
kaleydoskop
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.
sürgün
Bir bitkide yeni süren filiz
pisuvar
Genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı, duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik
sazan
Kolay kandırılan, aldatılabilen kimse / Sazangillerden, Avrupa, Asya ve Amerika'nın tatlı sularında yaşayan, sırt yüzgeci uzun, eti beğenilen kılçıklı bir balık (Cyprinus carpio)
cüzzam
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra
yoz
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan 2. Kaba, adi, bayağı 3. Davar sürüsü
dertop etmek
Bir araya getirmek, toparlamak (bkz: DER-leyip TOP-lamak)
kadran
Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem/ Ölçek
filiz
Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin (II), cımbar, çıvgın, şıvgın
körpe
Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı 2. Çok genç (kimse) 3. Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan) 4. Henüz bozulmamış, yıpranmamış
kartonpiyer
Çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde süsleme amacıyla kullanılan sertleştirilmiş alçı
mekik dokumak
iki nokta veya durum arasında sürekli gidip gelmek
öcü
Küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı (öcü)
postal
Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin 2. Düşkün kadın
ayyuk
Göğün en yüksek yeri 2. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı
uyluk kemiği
Üst bacak kemiği. Vücuttaki en büyük ve en kuvvetli kemiktir.
kısrak
Dişi at
pelte
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılan bir tatlı türü 2. Bu kıvamda olan madde 3. Denizanası
öğürmek
Kusarken veya kusacak gibi olurken "öğürtü" sesi çıkarmak
böğürmek
Öküz, manda, deve için: bağırmak / Geğirmek / Anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak
neolitik
Taş Devri'nin son çağı ile ilgili
Bering Boğazı
Bering Boğazı, Asya'nın en doğu noktası (169° 44' W) ile Amerika'nın en batı noktası (168° 05' W) arasında bir boğazdır. Günümüzde Rusya ile ABD (Alaska) arasında coğrafi bir sınır konumunda olması ile birlikte Amerika ve Asya kıtalarının birbirine en yakın olduğu yerdir.
torpil
Adam kayırma / Genellikle bayramlarda çocukların eğlence aracı olarak kullandığı yanıcı madde 2. Savaş gemilerinde su altı silahı olarak kullanılan büyük bomba, torpido
antijen
vücuda girdiğinde antikor oluşmasına yol açan virüs, bakteri, parazit gibi protein yapısında bir madde. (bkz anti-gen)
firavun
Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan / Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse