Level 20 Level 22
Level 21

Endless VII


111 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
bakiye
Artık, artan, kalan, geri kalan şey / Kalıntı
aroma
Hoş koku
asayiş
Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, düzenlilik, güvenlik
cengâver
Savaşçı, cenkçi, cenk etmede mahir, cenge alışık, asker / Savaşta kahramanlık gösteren (köken: cenk)
cari
yürürlükte olan, geçerli olan
cenk
Savaş / Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme
deklarasyon
Bildiri, açıklama
anekdot
Hikâyecik, kısa öykü
veciz
Kısa ve etkili (ifade, söz)
vecize / aforizm / aforizma
özdeyiş, özlü söz
fasıl
Bölüm, kısım, devre / Dönem / Belli bir sürede yapılan iş, karşılaşılan durum veya olay
sıvazlamak
Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek / Okşamak
eskiz
Ön çalışma, taslak / Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılan ön çalışma, taslak
metropol
Ana kent ( Bir ülkenin veya bir bölgenin, çevresindeki yerleşim yerlerine ekonomik ve toplumsal yönlerden hâkim olan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkisinin sağlandığı en önemli kenti, ana kent, metropol, ana şehir)
otistik
İçine kapanık (psikolojik)
randıman
Verim
umumi
Genel
fahri
Onursal 2. Gönüllü, karşılıksız
vestiyer
askılık
manga
Japon çizgi romanı / On kişilik asker birliği
isteka
Bilardo oyununda kullanılan sopa / İstika
çapanoğlu
Bir işte gizli kalmış kötü ve aksak yan, kuşkulu durum 2. Hileli, kuşkulu, karışık durum
abluka
kuşatma
huşu
gönlü korku ve saygı ile dolu olma, Tanrı'ya boyun eğme / Alçakgönüllülük
ecnebi
yabancı
teamül
Bir yerde öteden beri olagelen davranış, cemiyetteki gelenek, davranış, iş, muamele
fanatizm
Bağnazlık (Bağnaz = Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, taassup, mutaassıplık, fanatiklik)
gramer
Dil bilgisi, dil bilgisi kitabı
iskonto
İndirim, kırdırma
izolasyon
Yalıtım
jenerik
Tanıtma yazısı / Bir filmde emeği geçen yapımcı, yönetmen, oyuncu vb.nin adlarını, filmin yapımıyla ilgili bilgileri içine alan, filmin başında veya sonunda bulunan liste
kaide
Kural / Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban, ayaklık
komite
Alt kurul, encümen
kâinat
evren, dünya
radyasyon
Işıma, ışınım
paradigma
sosyal bilimlerde: algı. Önceden gelen birikim ve tecrübeler, üstü örtülü şartlanmalar ile bir durumu, bir davranışı gorme şekli / Değerler dizisi, dizi
ezgi
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi / Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi / Gidiş, yol, tarz, tempo / Üzüntü, sıkıntı / Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi (müzik)
nağme
Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi /Ezgi (müzik) / Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz
yazın
edebiyat, literatür
skandal
Büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay
sauna
Kuru buhar banyosu 2. Bu banyonun bulunduğu yer
kartel
Tekelcilik / Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı
konfeksiyon
Hazır giyim eşyası 2. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu
senkron
Eş zaman, asenkron karşıtı / Aynı zamanda meydana gelen
yek
Bir, tek
etnisite
etnik köken, ırk, soy
teorem
Kanıtlanabilen bilimsel önerme / Mantıksal usa vurma ile kanıtlanan önermenin veya özelliğin bildirimi
ultrasonik
Kulağın duyamayacağı frekansta ses dalgalarının özelliği. 20000 hz'ten yüksek ses dalgası
rampa
Yokuş / Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set
ağıl
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç / Hale
teori
Kuram / Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi 2. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü 3. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye
tasarruf
Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım / Tutum / Para biriktirme, artırım
metanet
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
şofben
Su ısıtıcısı, Gaz veya elektrikle çalışarak sıcak su sağlayan araç
sempatizan
Duygudaş
eşofman
Spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi.
provokasyon
Kışkırtma
karambol
Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması Çarpışma, birbirine çarpma
veli
Ermiş / Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
ege
Veli, yüce, büyük, ulu
haspa
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz
sorutmak
Ayakta durmak, dikilmek, beklemek / Somurtmak, surat asmak
körfez
Karanın içine sokulmuş deniz parçası, koy, haliç (coğrafya) / Kuytu, işlek olmayan
paprika
Acısı az bir tür kırmızıbiber
teneşir
Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak, teneşir tahtası
spatula
Bir ucu yassı, diğer ucu elle tutalacak şekilde olan, yassı ucu ile hamur, merhem, boya, macun gibi şeyler ezilen, karıştarılan ve bir yüzeye sürülen alet, mablak.
kaside
Bir şiir türü (divan edebiyatında)
hicret
Göç / Muhammed ve diğer Müslümanların, baskılardan kurtulmak için 622'de Mekke'den Medine'ye göç etmelerine verilen isim
halife
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse / Hükümdar / Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
argo
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim
spazm
Özellikle kalp, mide, bağırsak ve kasların elde olmadan kasılması
sarınmak
Sarmak, Kendi üstüne sarmak
defne
Yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç, develik (Laurus nobilis)
regl
Âdet (kadınlarda görülen fizyolojik olay)
rasyonel
Ussal, akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü
farfara
Çok konuşan, geveze
jargon
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı
kamış
Sulak yerlerde yetişen, uzun, içi boş, sert gövdeli ve boğumlu bitki, saz.
endüstri
Sanayi (sanayi = Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran)
susta
Köpeğin arka ayakları üzerinde durması / Emniyet yayı (örneğin: sustalı çakı) / Yıldırma
palyatif
Geçici
rafine
İşlenmiş / Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.) / Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
koy
Küçük körfez, / Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü
Balkanlar
Avrupa'nın güneydoğu kesimi (Yunanistan'ı içinde barındırır)
aforoz
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası
envanter
Ticari mal ve değerlere ait döküm, bu iş için hazırlanmış çizelge
prebiyotik
bir organizmanin gelismesi ve cogalmasi icin gerekli olan maddelere verilen ad // Prebiyotik, kolondaki bir veya sınırlı sayıdaki bakterilerin gelişmesini veya aktivitesini seçici olarak arttıran, insan vücudunu faydalı bir şekilde etkileyen sindirilemeyen gıda bileşenidir ve de insan sağlığını düzeltmektedir
folklor
Halk bilimi
pelüş / peluş
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü
zatürre
Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar
fauna
Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, direy
mülteci
Sığınmacı
kefalet
kefil olma / başkasının borcunu garanti etme, üstlenme işlemine verilen ad, kefillik / birinin vaad ettiği işi yapmaması halinde, onun yerine o işi yerine getirmeyi kabullenme, o kişinin şahsına kefil olma
kelalaka
"İlgisi yok, ne ilgisi var" anlamlarında kullanılan bir söz
viral
Virüslerle ilgili
fi tarihi
Oldukça eski bir zamanda, bir zamanlar, tam olarak bilinmeyen eski bir zamanda
ülker
Boğa takımyıldızı sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız ve etrafındaki gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesi, Yedikızkardeş, Süreyya, Pervin
sofizm
Bilgicilik
tünemek
Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak
revaç
Sürüm (ticaret)
toros
Kütüklerin ve büyük ağaçların tepelerine açılan, kolay sürüklenmesini sağlayan kayış ya da ipin geçirildiği delik.
polyester
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
Anglosakson
anadili İngilizce olan kimse, İngiliz. // V. yüzyıl ortalarında Britanya adasını ele geçirerek oraya yerleşen Cermen soyundan oymaklara verilen ad. 2.
fiske
Parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
çile
Zahmet, sıkıntı
kült
Din
tarih öncesi dönem
insanlığın yazının bulunmasından önceki dönemi
tektonik
Yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu
nizam
Düzen
didaktik
Öğretici / Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisi
kerevet
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir