Level 19 Level 21
Level 20

Endless VII


111 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
şiraze
Kitap sayfalarını tutan bağ / Düzen, nizâm, intizam
teşhir
Gösterme, sergileme / Herkese duyurma, dile düşürme / Bir hükümlüyü ceza olarak halka gösterme
lakayt
ilgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız, lakayıt
tipi
Kart fırtınası
hiyerarşi
Aşama sırası
donanma
bir devletin deniz kuvvetleri veya savaş gemileri
canhıraş
Yürek paralayan, iç tırmalayan
hakan
Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir unvan 2. Osmanlı padişahlarına verilen unvan
musevi
Yahudi, semitik
hepatit
Sarılık
biblo
Çeşitli maddelerden yapılan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası
kapüşon
Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık / Başlık
meşru
Yasanın, dinin ve halk vicdanının doğru bulduğu
baki
Sürekli, kalıcı / Öteki
biçare
Çaresiz
cilve
Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz 2. Görünme, ortaya çıkma, tecelli
cüz
kısım, parça, fasikül / Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri / Kur'an'ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri
adem
Yokluk
fail
işi (fiili) yapan
hakim
Bilge / Her şeyi bilen (Tanrı) / hikmetli iş yapan
fasikül
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri, cüz
mahluk
Yaratık, yaratılmış
muhabbet
Sevgi / Dostça konuşma, yârenlik
mutlak
Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık, salt / kesinlikle, mutlaka
şehadet
şahitlik / Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
abes
Gereksiz, yersiz, boş / Akla ve gerçeğe aykırı
fani
geçici, kalıcı olmayan, ölümlü / insanoğlu
kadir
Bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak / Değer, kıymet, itibar / kudret sahibi, güç sahibi
mahşer
Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer / Çok kalabalık yer
semere
meyve, ürün 2. İstenilen sonuç, verim
tanzim
Nizam verme, düzenleme, sıraya koyma, sıralama, yoluna koyma, düzen verme
tezahür
Belirme, görünme, gözükme, ortaya çıkma, oluşma / Belirti
tanzimat
İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı
haşmet
Görkem, heybet, büyüklük
ihya
Yeniden canlandırma, diriltme, kuvvetlendirme / 2. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme / 3. Yeni bir güç, umut, erinç verme
umum
halk, herkes, ahali / bütün, tüm, kamu
vacip
İslam dinine göre yapılması gerekli olan / Yapılması gerekli olan
ecza
Tedavi için yararlanılan; doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde 2. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde
kerim
soylu / eli açık, cömert
tesettür
Kadınların kapalı bir biçimde giyinmesi, setr etme
tiryak
panzehir (hayvansal ve madensel maddelerin karışımından yapılan)
tiryaki
Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse)
kuytu
Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer) / Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer) / Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer)
tav
İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu / Hayvanlarda besili olma durumu / En uygun durum ve zaman / Hazır olma
teokrasi
İktidarın; Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal, siyasi düzen, din erki
zührevi
cinsel ilişkilerle bulaşan / zührevi hastalık
ergonomi
İnsanın, makinenin ve çevrenin bir arada uyumlu ve verimli bir biçimde çalışmasını inceleyen bilim dalı, iş bilimi.
argüman
iddia, sav, tez, kanıt, bir çıkış kümesinin değişkeni
pejmürde
Eski püskü, yırtık / Dağınık, perişan
haiz
elinde bulunduran, taşıyan, bir şeyi olan
künk
Pişmiş toprak veya betondan yapılmış kalın ve uzun su borusu, büz
zimmet
Bir sorumlunun üzerine geçirdiği ve ödemek zorunda olduğu para. 2. Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü.
kaftan
Çoğu ipekten yapılan, bir tür uzun, süslü üst giysisi 2. Padişahların gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış giysi, hilat
balçık
yapışkan çamur / İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur / İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak
kil
Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak
belsoğukluğu
Üreme organlarının akıntılı ve bulaşıcı bir hastalığı
drenaj
su yolları yaparak, bir yerde birikmiş suları akıtma işi, akaçlama
meyan
Ara, orta
zuhur
belirme, baş gösterme, meydana çıkma
iskân
Yurtlandırma, yerleştirme
sapa
Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış, kuytu 2. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan
anksiyete
yoğun kaygı, korku, gerilim, sıkıntı hali
hezimet
yenilgi, bozgun
alüvyon
Lığ / Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi kütle parçalarının, suyun akış hızının azalması sonucu elverişli yerlere birikmesiyle meydana gelen tortular
lığ
Alüvyon / Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi kütle parçalarının, suyun akış hızının azalması sonucu elverişli yerlere birikmesiyle meydana gelen tortular
ukde
İçe dert olan şey / Düğüm, yumru
çıtkırıldım
Aşırı incelik, dayanıksızlık ve çekingenlik gösteren (kimse)
yakamoz
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı 2. Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı
medet
yardım, imdat / "Yardım edin, imdat" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
nefiy
sürgüne gönderme / olumsuz / olumsuz kılma / yadsıma, inkar
nükte
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri / Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri
vesait
Araçlar, vasıtalar
celse
oturum
muamma
Anlaşılmayan, bilinmeyen şey / Âşıklık geleneğinde manzum bilmece / bilmece
velhasılıkelam
Sözün kısası
tenzih
eksikliklerden uzak ve nezih tutma, arılama, kusur kondurmama, kabahat ve eksikliklerden arıtma
amel
Yapılan iş, edim, fiil
denek taşı
Mihenk taşı, bir kimse veya nesnenin değerini anlamaya yarayan şey
yağız
Esmer / Yiğit / Doru
ardıl
Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef / Bir çıkarımda varılan sonuç
kiriş
Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası / Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon (anatomi)
kemer
İki sütunun üzerine dikey olarak yapılmış yarım dairelik mimari şekil (kapı, pencere gibi açıklıkların üzerinde de kullanılır)
isot
Kırmızı, acı biber
bileylemek
Keskinleştirmek. güçlendirmek, etkisini artırmak / Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak
hokka
İçine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap (Metal, cam veya topraktan yapılır)
aksırmak
hapşırmak (Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak)
istinaden
Bir görüşe, bir düşünceye dayanarak, güvenerek, itimatla (kökeni: istinat)
riyakâr
İkiyüzlü
semazen
Semada dönen derviş
haydi haydi
Kolaylıkla, rahatlıkla
koltuklama
Yaranmak maksadıyla söylenen övücü söz, kompliman, pohpohlama, kişiyi yüzüne karşı övme
ekber
daha büyük, çok büyük, en büyük
hilal
Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi, ayça, yeni ay
ali
Yüce, yüksek
semitik
Yahudi
talebe
Öğrenci
bandaj
sargı, bağ, sargı ile sarma
brüt
kesinti yapılmamış (para)
boykot
Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma 2. Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme
adisyon
Hesap
antifriz
Donma önleyici
ampermetre
Akımölçer
ambiyans
Hava
analitik
çözümlemeye dayanan, çözümlemeli (Analitik zekâ = Sebep sonuç ilişkisini etkin bir biçimde kurabilen, kavrama ve algı seviyesi yüksek olan zekâ)
analiz
çözümleme
hafız
Saklayan, koruyan, muhafaza ve sıyânet eden / Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse / Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse
asparagas
yalan haber, şişirme haber
baht
kader, talih / Şans
bronşit
Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık / Bronşitin öksürük, hafif ateş, baş ağrısı ve balgam çıkarma gibi belirtileri vardır.
kalamar
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
branş
kol, dal