Level 10 Level 12
Level 11

III


33 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
şad
Sevinçli, neşeli
şadırvan
Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz (bkz: şad)
anbean
Her an / Dakika dakika / Giderek
hanefi
İslamiyette dört Sünni mezhepten biri / Bu mezhepten olan kimse / Tertemiz, arı duru, pak / Hanefi mezhebi, İslam dininin sünni fıkıh mezheplerinden biri. İsmini kurucusu Ebû Hanife'den (Numan bin Sabit) (699-767) alır. Türkiye, Balkanlar, Türkistan, Afganistan, Mısır, Suriye, Ürdün, Hindistan ve Pakistan'da yaygındır. Hanefi mezhebi dört Sünni mezhebin nüfus açısından en genişidir. Takipçileri tüm İslam aleminin yaklaşık %56'sını oluşturmaktadır.
elti
Kadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri
tinsel
Maddeyle ilgisi olmayan, manevi olan, spiritüel 2. Manevi, özdeksel karşıtı
ödem
Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi
ibraz
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
ciro
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi 2. İş hacmi
kumanya
Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık / Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek (bkz: campaign)
anatomi
Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı / Beden yapısı, gövde yapısı / İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih
halil ibrahim sofrası
Halil İbrahim denilen Hz. İbrahim (as) peygamberdir. Hz. İbrahim (as) çok cömert ve insanlara bol bol ikram eden bir kimse olduğu için, Halil İbrahim sofrası meşhur olmuştur.
sünni
Sünnilik ya da Ehl-i Sünnet (Arapça: أهل السنة والجماعة, Ehl'es Sunne vel-Cemaat), İslam dininin sünnet doktrinine dayalı, günümüzde dünya üzerindeki iki büyük kolundan biri (diğeri Şiîlik) ve % 83'lük bir oran ile en büyük mensubunun bulunduğu mezhepler grubudur.
sıraç
Sıraç Türkmenleri Hakkında "Sıraç" Türkmenleri Anadolu`da Tokat, Yozgat (Çekerek), Çorum (Mecitözü) ve Sivas illerinde yerleşmiş bir Türk boyudur. Kan bakımından saf ve katıksız Türk oldukları ve Çin`den Tibet yöresinden geldikleri rivayet edilmektedir.
spiritüel
Ruhsal, tinsel
tahdit
Sınırlama, çevreleme, çevresini daraltma
kasık
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
pir
Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse, guru / Yaşlı, koca, ihtiyar kimse / Bir tarikat veya sanatın kurucusu / Adamakıllı, iyice
müeyyide
Yaptırım
oy pusulası
oy kağıdı, oy verme kağıdı
mahfuz
Saklanmış, korunmuş, korunan, saklı (bkz muhafaza)
delalet
işaret / Kılavuzluk (bkz: delil)
temin
Korkusunu giderme, inanç verme 2. Sağlama, elde etme 3. Gerçekleştirme
fukara
Yoksul, fakir / Derviş / Zavallı
mefruşat
Yatak örtüleri; masa örtüleri gibi bilumum eşyaları kapsayan genel ad (bkz: çarşaf)
bilumum (yanlış: bilimum)
Bütün, hep, kamu, ... -in hepsi
tuhafiye
İplik, çorap, mendil, eldiven gibi ufak giyim esyalari ve dugme, kurdele gibi seyler satan ufak yerler. // Birlikte bulunması tuhaf olarak algılanan maddeleri satan, genelde minik, kıyı döşede kalmış dükkanlar.
ne menem
ne çeşit, ne türlü (şaşırma bildirir)
ahize
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça
Bektaşîlik
Bektâşîlik, adını 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaştırılması sürecinde etkin faaliyet gösteren ve Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı konumunda olan büyük Türk mutasavvıfı Kalenderî / Haydarî şeyhi Hacı Bektaş-ı Velî'den alan, daha sonra ise 14. ilâ 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da yaygınlaşan Hurûfilik akımının etkisiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh, ve hulul anlayışlarının da bünyesine katılmasıyla 16. yüzyılın başlarında Balım Sultan tarafından kurumsallaştırılan, On İki İmam esasına yönelik sufi/tasavvufî tarikattır.
propaganda
Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca
dürzü
Ağır hakaret ve küfür sözü (dürzü)
hergele
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek / Terbiyesiz, görgüsüz (kimse)